Ana Sayfa İYİ Parti Siyasette ‘Polis Şiddeti’ Tartışması: Meclis’in İtibarı mı Sarsılıyor?

Siyasette ‘Polis Şiddeti’ Tartışması: Meclis’in İtibarı mı Sarsılıyor?

21
0

Meclis’in Dokunulmazlık ve Şiddet Çıkmazı

Türkiye siyasi gündeminde milletvekillerine yönelik polis müdahaleleri, yeniden tartışmaların odağına oturdu. Son olarak İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun, er gazilerin eylemine destek verdiği sırada maruz kaldığı polis şiddeti, TBMM çatısı altındaki temsil gücünün korunup korunmadığı sorusunu gündeme taşıdı.

Geçmişten Günümüze ‘Şiddet’ Tablosu

Milletvekillerinin toplumsal olaylarda karşılaştığı müdahaleler, ne yazık ki yeni bir durum değil. Geçmişte 1 Mayıs olaylarında Salman Kaya’dan, TEKEL işçilerinin protestosuna katılan Çetin Soysal’a; kayyım protestoları sırasında hastanelik olan Mahmut Tanal’dan, bacağı kırılan HDP’li Habip Eksik’e kadar uzanan geniş bir liste, ‘siyasi dokunulmazlığın’ sahada nasıl karşılık bulduğunu gözler önüne seriyor. Muhalefet vekilleri bu durumlara sert tepki gösterirken, TBMM Başkanlığı’nın her olay sonrası yaptığı “takip ediyoruz” açıklamalarının sonuçsuz kalması ise kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor.

Ayrıcalıklı Vekil Krizi: Kim Haklı, Kim Suçlu?

Madalyonun diğer yüzünde ise milletvekillerinin polise uyguladığı şiddet veya hakaretler yer alıyor. AKP’li vekillerin trafik polisleriyle yaşadığı gerilimler, görev başındaki emniyet mensuplarını ‘hizaya dizme’ girişimleri veya geçmişte BDP’li Sebahat Tuncel’in bir başkomiseri tokatlaması gibi örnekler, siyaset-kolluk kuvveti ilişkisindeki yozlaşmayı da gözler önüne seriyor. Bu durum, hukukun üstünlüğü ilkesinin siyasi güç dengelerine göre esnetildiği eleştirilerini beraberinde getiriyor.

Sonuç: Meclis’in İtibarı Ne Durumda?

Polis şiddeti karşısında vekillerin korunmaması veya bazı vekillerin gücünü kullanarak polise şiddet uygulaması; demokratik bir hukuk devletinde kabul edilebilir sınırlar içinde değil. TBMM Başkanlığı’nın olayları ‘kapalı devre’ takip etmek yerine, somut ve şeffaf adımlar atması, halkın temsilcilerine ve kamu otoritesine olan güveni yeniden tesis etmek için zorunlu görünüyor.