Kaos GL Derneği ve LGBTİ+ Hak Savunucularına Yönelik Eş Zamanlı Operasyon
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında, Türkiye’nin köklü LGBTİ+ sivil toplum kuruluşlarından biri olan Kaos GL Derneği’ne yönelik geniş çaplı bir polis operasyonu düzenlendi. Operasyon sonucunda derneğin yönetim ve denetim kurulu üyeleri dahil olmak üzere 10’dan fazla aktivist gözaltına alındı.
“Müstehcenlik” ve Dernekler Kanunu Suçlaması
Soruşturmanın temelini Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçu ve Dernekler Kanunu’na muhalefet iddiaları oluşturuyor. Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından alınan kararda, derneğin kurumsal internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan paylaşımların, “çocuklar tarafından görülebilecek içerikler” barındırdığı öne sürüldü. Savcılık, bu paylaşımların derneğin kurumsal kimliği altında yapılması nedeniyle Dernekler Kanunu kapsamında da inceleme yapılmasını talep etti.
Dijital Materyallere El Konuldu
Polis ekipleri, dernek ofisinde yapılan aramaların yanı sıra gözaltına alınan aktivistlerin evlerinde de geniş kapsamlı arama gerçekleştirdi. Operasyon kapsamında bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler ve taşınabilir bellekler gibi birçok dijital materyale, verilerin incelenmesi amacıyla el konuldu.
Erişim Engeli Kararları Genişletildi
Operasyon süreci sadece gözaltılarla sınırlı kalmadı. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 12 Eylül 2026 tarihli kararıyla, Kaos GL Derneği’nin yanı sıra 17 Mayıs Derneği, ÜniKuir, Pembe Hayat, SPoD, Genç LGBTİ+ Derneği, Lambdaistanbul, Muamma LGBTİ+ ve Velvele gibi çok sayıda hak temelli kurumun internet sitesine erişim engeli getirildi. Ayrıca, Yıldız Tar, Levent Pişkin, Seyhan Arman, Zeynep Esmeray Özadikti ve Enes Hocaoğulları gibi tanınmış hak savunucularının sosyal medya hesapları da engelleme kararı kapsamına alındı.
Hukukçular ve insan hakları savunucuları, bu çaplı bir operasyonun ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor. X platformu erişim engeli kararını Türkiye özelinde uygularken, diğer platformlardaki süreçlerin nasıl ilerleyeceği merak konusu.


































