Kaşif Kozinoğlu Soruşturmasında Sular Durulmuyor
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesiyle ilgili başlatılan soruşturma, Türkiye gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Ölümünün üzerinden 15 yıl geçtikten sonra derinleştirilen soruşturmada, kamuoyunun dikkatini çeken son gelişme gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı ile Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı arasında yaşanan karşılıklı açıklamalar oldu.
Rasim Ozan Kütahyalı’nın İfadesi Başsavcılık Tarafından Yalanlandı
Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü ve Kurtlar Vadisi Pusu süreciyle ilgili “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade vermek üzere Silivri Adliyesi’nde bulunduğunu duyurmuştu. Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, bu iddiayı kesin bir dille yalanladı.
Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, “Rasim Ozan Kütahyalı isimli şahıs, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’mızca ifadeye çağrılmamıştır. Kendisi ziyaret sebebiyle adliyeye gelmiştir. Herhangi bir ifade alma işlemi uygulanmamıştır” ifadelerine yer verildi.
Kurtlar Vadisi Senaristlerinin İfadeleri Alındı
Soruşturma kapsamında dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı. Raci Şaşmaz ifadesinde, dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin ölümünün kurgu olduğunu ve gerçek hayatla bir ilgisinin bulunmadığını savundu. Şaşmaz ayrıca, FETÖ mensubu Ali Fuat Yılmazer ile herhangi bir tanışıklığının olmadığını belirterek, mezar taşı ve plaka iddialarının da gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
“Cinayet İhtimali Masada”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha önce yaptığı açıklamada Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin cinayet ihtimalinin de değerlendirildiğini belirtmişti. Kozinoğlu’nun mezarı, geçen hafta adli tıp uzmanları, kimyagerler ve otopsi teknikerlerinden oluşan bir heyet gözetiminde açılarak (feth-i kabir) incelenmek üzere doku ve toprak örnekleri alındı.
Özellikle cezaevinde hayatını kaybettiği sırada, FETÖ üyesi olduğu iddia edilen bir gardiyanın radyonun sesini açarak yardım çığlıklarını engellediği yönündeki iddialar, dosyanın seyrini değiştiren en kritik noktalar arasında yer alıyor. Soruşturma kapsamında bugüne kadar iki farklı operasyonda 4 şüpheli tutuklandı.


































