Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), dev fon soruşturmasının merkezinde yer alan tasfiye sürecine ilişkin radikal bir değişikliğe gitti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve piyasada büyük yankı uyandıran “fon soruşturması” kapsamında, SPK yeni bir ilke kararı aldı. 17 Eylül tarihinde duyurulan karara göre, tasfiye sürecine giren yatırım fonları için daha önce 3 ay olarak belirlenen süre, piyasadaki belirsizlikler ve portföy yapıları göz önüne alınarak 6 aya çıkarıldı.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
SPK, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye süreçlerini yönetmek üzere Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası’nı yetkilendirmişti. Alınan yeni kararla birlikte, fon varlıklarının nakde dönüştürülmesi ve yatırımcı ödemelerinin yapılması için kurumlara daha geniş bir hareket alanı sağlandı. Tasfiye sürecinde fonların tüm varlık, borç ve alacaklarının 10 iş günü içinde netleştirilmesi hedefleniyor.
Tera Portföy’den “Nakit” Açıklaması
Soruşturma kapsamında ismi geçen Tera Portföy, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, kısa süre içerisinde gelen yaklaşık 300 milyar TL’lik çıkış talebinin finansal bir yük oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, bazı fonlarda ödemelerin gerçekleştirildiği, ancak Takasbank nezdindeki kısıtlamalar nedeniyle sürecin aksadığı ifade edildi.
MASAK Devrede: İnceleme Derinleşiyor
Fon soruşturması sadece bir tasfiye süreci olarak kalmıyor; adli boyutu da hızla genişliyor. İstanbul Başsavcılığı’nın Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu, MASAK’a gönderdiği resmi yazıyla; Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım gibi kurumların yöneticileri ile yakınlarının mali hareketlerinin incelenmesini talep etti. Soruşturmada özellikle yurt dışına para transferi ve kripto varlık hareketleri mercek altında.
Soruşturmada Son Durum: Tutuklamalar ve Gözaltılar
Şu ana kadar 4 kişinin tutuklandığı ve 51 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiği soruşturmada, son dalgada iş dünyasından önemli isimler de gözaltına alındı. Nihat Kırmızı, Bülent Uygun ve Abdülkadir Özkan gibi isimlerin dahil olduğu gözaltı süreçleri, soruşturmanın Türkiye finans dünyasının derinliklerine indiğini gösteriyor. Yatırımcılar ise birikimlerine ulaşmak için süreci yakından takip etmeyi sürdürüyor.
































