Yunanistan’da “Erken Zafer Sarhoşluğu” Bitti: Mısır-Türkiye İlişkilerinde Yeni Dönem
Yunan emekli Korgeneral Konstantinos Loukopoulos tarafından kaleme alınan çarpıcı analiz, Atina’nın Mısır ile olan ilişkilerine dair beslediği büyük beklentilerin hayal kırıklığıyla sonuçlandığını gözler önüne seriyor. Loukopoulos, Mısır ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın ani bir gelişme olmadığını, aksine stratejik çıkarların bir gereği olarak uzun süredir işlenen kademeli bir sürecin sonucu olduğunu belirtti.
Mısır Neden Türkiye ile Yakınlaşıyor?
Analizde, Mısır’ın dış politikasında uyguladığı ‘seçim özgürlüğü’ vurgulanıyor. Loukopoulos’a göre Kahire, Doğu Akdeniz’de dengeleri yeniden kurarken, Türkiye’nin askeri, endüstriyel ve jeopolitik gücünü görmezden gelmenin imkansız olduğunu fark etti. Mısır için Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölgesel aktörlerle kurulan güvenlik iş birliği, stratejik alanını genişletmek için vazgeçilmez bir unsur haline geldi.
“Türkiye İzole Edilmiş Değil, Tam Aksine Etkisi Artıyor”
Yunan yazar, Türkiye’ye yönelik “izole edilmiş” veya “köşeye sıkışmış” gibi sunulan yerel söylemlerin gerçeği yansıtmadığını açıkça ifade ediyor. Ankara’nın savunma sanayindeki atılımları, Kafkasya’dan Afrika’ya uzanan nüfuz alanı ve Batı ile Rusya arasında yürüttüğü dengeli diplomasi trafiği, Türkiye’nin küresel ölçekteki özgül ağırlığını her geçen gün artırdığının bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Bu analiz, Atina’daki bazı çevrelerin abartılı retoriklerinin aksine, bölgedeki jeopolitik gerçekliğin çok daha farklı bir eksende ilerlediğini ve Türkiye’nin bölgesel oyun kurucu rolünün Mısır gibi tarihi aktörler tarafından da tescillendiğini ortaya koyuyor.






























