Mersin’deki Operasyonda Özel Hayatın Gizliliği Tartışması
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Mersin’de belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyonlar sırasında bir evde kaydedilen ve pijamalı bir kadının itirazına rağmen basına servis edilen polis kamerası görüntülerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Olayın sıradan bir sızıntı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Tanrıkulu, konuyu Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı’na taşıdı.
“Kayıt İtirazına Rağmen Sürdürüldü ve Servis Edildi”
1 Ekim’de Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerini hedef alan operasyonlarda, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alınmıştı. Operasyon anında evinin kapısı açılan ve üzerinde pijamaları bulunan bir kadının, kameraların kapatılması yönündeki talebine rağmen polisin çekime devam ettiği ve bu görüntülerin daha sonra basın ile internet mecralarında yayımlandığı belirtildi.
Tanrıkulu, hazırladığı soru önergesinde Anayasa’nın özel hayatın gizliliğini düzenleyen 20’nci maddesine, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun soruşturmanın gizliliğini öngören 157’nci maddesine ve KVKK hükümlerine dikkat çekti. Olayın yalnızca bir görüntü sızıntısı olmadığını, aksine emniyet birimlerinin veri güvenliği ve sorumluluk zincirinin bütün yönleriyle incelenmesi gereken kurumsal bir mesele olduğunu ifade etti.
Cevdet Yılmaz’a Kritik Sorular
Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
- Arama sırasında konut sakininin açıkça görüntü alınmamasını istemesine rağmen kayda devam edilmesine ilişkin bir talimat var mıdır?
- Görüntüyü kaydeden polis birimi ve ilk olarak üçüncü kişilere ulaştıran kanal tespit edilmiş midir?
- Görüntülerin basın kuruluşlarına servis edilmesi için herhangi bir kamu kurumundan talimat verilmiş midir?
- Söz konusu olaya ilişkin kamu görevlileri hakkında adli ya da idari soruşturma başlatılmış mıdır?





























