Borsa İstanbul’da fon kriziyle birlikte yaşanan sert düşüşler, yatırımcıların endişelerini artırırken şirketleri de harekete geçirdi. Birçok şirket, hisse senetlerindeki değer kayıplarını frenlemek için peş peşe hisse geri alım programları duyurdu. Peki, milyarlarca liralık bu geri alımlar piyasadaki düşüşleri durdurmaya yetti mi?
Tera Portföy ve Pusula Portföy’ün bazı fonlarının temerrüde düşmesiyle tetiklenen fon krizi, kısa sürede borsanın geneline yayılarak satış baskısını artırmış ve BIST 100 endeksindeki kayıpların derinleşmesine yol açmıştı. Eylül sonunda endeksteki kayıp yüzde 17’ye kadar ulaşırken, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da şirketlerin elini rahatlatmak adına 22 Eylül’de yeni bir karar alarak pay geri alımlarında toplam bedele ilişkin üst sınırı ikinci bir duyuruya kadar kaldırmıştı.
113 Şirket Milyarlarca Lira Harcadı
Borsa İstanbul’da 1 Eylül ile 14 Ekim tarihleri arasında toplam 113 şirket hisse geri alımında bulundu. Bu şirketlerin 79’u geri alım kararını 1 Eylül sonrasında alırken, 73’ü ise fon krizinin derinleştiği 14 Eylül’den sonra harekete geçti. Aradan geçen bir buçuk aylık süreçte şirketler toplamda 13,1 milyar TL‘lik hisse geri alımı gerçekleştirdi.
Ancak uzmanlara göre, yapılan milyarlarcaca liralık harcamalara rağmen şirketlerin yarısından fazlası hisselerindeki düşüş trendini kalıcı olarak durdurmayı başaramadı. Fon krizinin yarattığı likidite baskısı ve makroekonomik dalgalanmalar, tek başına geri alım hamlelerinin etkisini sınırlı kılıyor.
Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Şirketlerin kendi hisselerini geri alması uzun vadede hisse değerine sahip çıkıldığının bir göstergesi olarak kabul edilse de, mevcut piyasa koşullarında tek başına bir sihirli değnek görevi görmüyor. Analistler, piyasalardaki kalıcı bir toparlanma için fon krizinin etkilerinin tamamen bertaraf edilmesi ve güven ortamının yeniden tesis edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.





























