Ana Sayfa Uncategorized Şanlıurfa Sayburç Köyü’ndeki 11 Bin Yıllık Neolitik Yerleşim Dünya Basınında

Şanlıurfa Sayburç Köyü’ndeki 11 Bin Yıllık Neolitik Yerleşim Dünya Basınında

4
0

Şanlıurfa’nın Sayburç köyünde köylülerin bahçe duvarı örmek için kullandığı taşların tarihi, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Yapılan incelemeler sonucunda, bu taşların yaklaşık 11 bin yıllık Neolitik döneme ait insan tasvirli sütunlar olduğu anlaşıldı ve tarihin en erken anlatı sahnelerinden biri gün ışığına çıkarıldı.

Toros Dağları’nın Eteklerinde Tarih Yeniden Yazılıyor

Toros Dağları’nın eteklerinde yer alan Sayburç köyünde 2020 yılında fark edilen T biçimli taşlar, Şanlıurfa Müzesi uzmanlarının incelemesinin ardından 2021 yılında resmi kazılara dönüştürüldü. CNN gibi dünya medyasının da geniş yer ayırdığı kazı çalışmalarında, 2026 yılı itibarıyla konutlar ve ortak kullanım alanlarından oluşan yaklaşık 70 Neolitik yapı ortaya çıkarıldı.

Yerleşimde ele geçen taş tekneler ve öğütme aletleri, tarım öncesi avcı toplayıcı toplulukların burada tahıl işlediğini ve muhtemelen bira ürettiğini gözler önüne seriyor.

Tarihin En Eski Hikaye Sahnesi Taş Bankta Canlanıyor

Yerleşimdeki beş kamusal yapıdan birinde yer alan dairesel bir binanın içindeki 3,7 metrelik taş banka oyulmuş beş figür, araştırmacıların en çok dikkatini çeken buluntu oldu. Kabartmada boğa figürünün çömelmiş bir adama yönelmesi ve sağdaki erkek figürünün yanında dişlerini gösteren iki dev leopar bulunması, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.

İstanbul Üniversitesi arkeoloğu ve kazı başkanı Eylem Özdoğan’ın Antiquity dergisinde yayımlanan araştırmasına göre bu kompozisyon, bilinen en erken anlatı içerikli taş kabartma sahnesi olma özelliğini taşıyor. Uzmanlar sahneyi bereket, ergenliğe geçiş ritüeli veya insanın doğayla mücadelesi olarak yorumluyor.

Ölüler Taban Altına Gömüldü, Ağızları Mühürlendi

Sayburç sakinlerinin ölümle kurduğu bağ da kazılarda açığa çıkan veriler arasında yer alıyor. Yerleşimde ölülerin sıklıkla yaşanılan evlerin tabanlarının altına gömüldüğü, küçük bir figürinde ise bir ölünün ağzının dikilmiş ya da mühürlenmiş şekilde tasvir edildiği görüldü. Yazının olmadığı bu dönemde anlatıların ortak hafızayı ve toplumsal kuralları aktarmada bağlayıcı bir rol üstlendiğini vurgulayan uzmanlar, Sayburç’un korunması amacıyla alanın açık hava müzesine dönüştürülmesi için çalışmaların yürütüldüğünü bildirdi.