Ana Sayfa Siyaset Sipariş Bebek Soruşturmasında Kritik Tartışma: Doğuran mı ‘Anne’, Yumurta Sahibi mi?

Sipariş Bebek Soruşturmasında Kritik Tartışma: Doğuran mı ‘Anne’, Yumurta Sahibi mi?

4
0

Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan hattında kurulan uluslararası üreme hücresi ticaret şebekesine yönelik yürütülen ‘sipariş bebek’ soruşturması, tıp ve hukuk dünyasını karşı karşıya getiren derin bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Operasyon kapsamında gözaltı sayısı 44’e yükselirken, soruşturma dosyasındaki en çarpıcı soru şefte düğümlendi: “Anne kim? Doğuran mı, yoksa yumurtanın sahibi olan mı?”

Sistem Nasıl İşliyordu?

Genç kadınları para karşılığı yurt dışına götürerek üreme hücrelerini alan ve bunları tüp bebek sahibi olmak isteyen ailelere katalog üzerinden pazarlayan şebekenin 2 milyon euroluk para trafiği deşifre edildi. 80 euro karşılığında yumurtalarını vermek isteyen kadınların önce İstanbul’da muayene edildikten sonra KKTC’ye gönderildiği, operasyonla alınan yumurtaların tüp bebek merkezlerine pazarlandığı belirlendi.

Tıp ve Hukuk Çatışıyor

Ortaya çıkan skandalın ardından uzmanlar, annelik kavramını bilimsel ve hukuki açıdan iki ayrı boyutta değerlendirdi. Bilim dünyası ve tıp çevreleri işin genetik boyutuna dikkat çekerken, Türk hukuku mevcut yasalar çerçevesinde bambaşka bir tanım yapıyor.

Bilime Göre: Genetik Anne (Yumurta Sahibi)

Kadın Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şule Yıldız, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede iki çeşit annelikten bahsedilebileceğini belirterek, “İkisi de biyolojik anne olarak geçebilir. Biri yumurtalarını veren annedir ki bu genetik olarak bebeğin annesidir. DNA testi yapsanız dahi çocuk, yumurtanın geldiği kadınla eşleşir” diyerek genetik bağın önemine vurgu yaptı.

Hukuka Göre: Doğuran Anne

Aile Hukuku Uzmanı Avukat Güzide Şeniz Özsoy ise Türk hukukunda durumun çok net olduğunu belirtti. Özsoy, “Yumurtasını veren kadın genetik anne olduğunun DNA testi ile kanıtlanması tek başına hukuki annelik sıfatını kazandırmaz. Ülkemizde yumurta bağışı ve taşıyıcı annelik uygulamaları hukuken yasaktır” diyerek, bu konuda henüz yerleşik bir yargı içtihadının bulunmadığına dikkat çekti.

CİMER İhbarıyla Başlayan Skandal

Soruşturmanın, şebeke lideri olduğu iddia edilen Hacer T.’nin durumdan şüphelenen eşinin CİMER’e yaptığı ihbarla gün yüzüne çıktığı öğrenildi. Yapılan incelemelerde 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildiği ve şebekenin kadınların fiziksel özelliklerine göre bir katalog hazırlayarak müşterilere sunduğu tespit edildi.