Tıp ve bilim dünyasında heyecan yaratan önemli bir gelişmeye Türk bir bilim insanı imza attı. Yıllardır göz ardı edilen ve işlevsiz olduğu düşünülerek anatomi kitaplarından çıkarılan Rete ovarii adlı yapı, Türk biyolog Dilara Anbarcı ve ekibi tarafından yeniden incelemeye alındı ve kadın anatomisinde kritik bir rol oynayabileceği keşfedildi.
Rete Ovarii Nedir?
İlk kez 1870 yılında insanlarda tanımlanan ancak yetişkin kadın anatomisinde belirgin bir işlevi olmadığı sanıldığı için uzun süre göz ardı edilen Rete ovarii, yumurtalığın yakınında bulunan ve at nalını anımsatan küçük bir tüp ağı olarak biliniyor. Kan damarları ve sinirlerin yumurtalığa ulaştığı bölgede yer alan bu yapı, bugüne kadar tıp dünyasında yeterince araştırılmamıştı.
Üreme Sistemindeki Rolü Yeniden Değerlendiriliyor
Michigan Üniversitesi’nde gelişim biyoloğu olarak görev yapan araştırmanın başyazarı Dilara Anbarcı, kadın anatomisi hakkında hâlâ bilinmeyen pek çok nokta bulunduğuna dikkat çekti. Anbarcı ve ekibinin yürüttüğü çalışmalar, bu küçük yapının yumurtalık fonksiyonlarında ve dolayısıyla üreme sağlığında sanılandan çok daha önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koydu.
Fareler ve Diğer Memeliler Üzerinde İncelendi
Fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırmalar, rete ovarii’nin insanlarda doğurganlık açısından nasıl bir etkiye sahip olduğunu tam olarak kanıtlamasa da; yapının inek, kedi, köpek, koyun ve domuz gibi pek çok farklı memeli türünde de bulunması, insanlardaki olası işlevinin derinlemesine araştırılmasını zorunlu kılıyor.
Lancaster Üniversitesi’nde anatomi profesörü olan ve çalışmaya katılmayan Adam Taylor, yapının ilk keşfedildiği dönemde vücuttaki işlevi anlaşılamadığı için “gereksiz” kabul edildiğini belirtti. Türk bilim insanı Dilara Anbarcı ise bu keşfin, yumurtalıklarla ilgili henüz çözülememiş gizemlerin yeniden masaya yatırılmasını ve tıp dünyasında yeni araştırmalara kapı aralamasını umduklarını ifade etti.




























