Ana Sayfa Siyaset Altın, Yüksek Petrol Fiyatlarının Baskısıyla 3 Ayın En Düşük Seviyesine Yakın

Altın, Yüksek Petrol Fiyatlarının Baskısıyla 3 Ayın En Düşük Seviyesine Yakın

7
0

Altın fiyatları, geçen hafta kaydettiği yüzde 4,1’lik gerirlemenin ardından Asya piyasalarındaki işlemlerde yatay bir seyir izliyor. Küresel piyasalarda yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yaklaşan faiz kararı öncesinde yüksek enerji fiyatlarının enflasyon ve para politikası üzerindeki olası etkilerini yakından değerlendiriyor.

Spot altın ons başına 3.995,42 dolar seviyesinde yatay kalırken, ABD altın vadeli işlemleri de 4.007,45 dolarda değişim göstermedi. Kıymetli maden, geçtiğimiz cuma günü temmuz ortasından bu yana ilk kez psikolojik açıdan büyük önem taşıyan 4 bin dolar eşiğinin altına gerilemişti.

Yüksek Enerji Maliyetleri ve Enflasyon Baskısı

Altındaki bu düşüş eğiliminde, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol fiyatları belirleyici rol oynuyor. Brent petrol geçtiğimiz hafta kaydettiği yüzde 6,2’lik artışla 2022 ortasından bu yana en yüksek haftalık kapanışına imza atarken, enerji maliyetlerinin kalıcı enflasyon baskıları yaratabileceği endişeleri artıyor.

Analistler, yüksek enerji fiyatlarının merkez bankalarının faiz indirimi hamlelerini geciktirebileceğine veya bu adımların alanını daraltabileceğine dikkat çekiyor. Faizlerin yüksek kalmaya devam etmesi, getiri sunmayan altını elde tutmanın maliyetini artırarak değerli metal üzerinde baskı kurmaya devam ediyor.

Fed’in Kararı ve Piyasa Beklentileri

Piyasalar şimdi tüm dikkati ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gerçekleştireceği toplantıya çevirmiş durumda. Yatırımcılar Fed’in bu toplantıda faizleri sabit bırakmasını beklerken, geleceğe yönelik mesajlar büyük bir merakla bekleniyor. ABD’de açıklanan son enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, fiyat baskılarının kalıcılığına dair endişeleri körüklüyor.

Öte yandan, ABD 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5 civarında seyretmeyi sürdürürken, yüksek tahvil getirileri de altın fiyatları üzerindeki baskıyı artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Tüm bu makroekonomik gelişmelere rağmen, Orta Doğu’daki jeopolitik belirsizliklerin devam etmesi altına olan güvenli liman talebini kısmen de olsa destekliyor.