Ana Sayfa Seçim Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında Kritik Gelişme: FETÖ İzleri Netleşiyor

Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında Kritik Gelişme: FETÖ İzleri Netleşiyor

25
0

Muhsin Yazıcıoğlu Soruşturmasında Yeni Deliller

Büyük Birlik Partisi (BBP) kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu‘nun 2009 yılında hayatını kaybettiği helikopter kazası, yıllar sonra gelen yeni delillerle tekrar gündemin ilk sırasına yerleşti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, FETÖ’nün kazadaki rolüne dair soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik bulgulara ulaşıldı.

Savaş Uçaklarının Şüpheli Hareketliliği

Soruşturma kapsamında, kaza anında bölgede bulunan savaş uçaklarının hareketliliği mercek altına alındı. Radar kayıtlarında, olay anında bölgede bulunan bir F-4 savaş uçağının sistemden kaybolduğu ve bu durumun ani irtifa değişikliği veya alçak uçuşla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. Devlet Denetleme Kurulu raporlarında da vurgulanan “savaş uçaklarının neden olduğu türbülansın helikopterler için ölümcül tehlike oluşturabileceği” tezi, soruşturmanın temelini oluşturuyor.

FETÖ Mahrem Yapılanması ve Adil Öksüz Bağlantısı

Soruşturmanın en dikkat çekici kısımlarından biri, F-4 uçağının pilotu Ali Armağan’ın FETÖ ile olan organik bağı. Armağan’ın, FETÖ’nün “Hava Kuvvetleri mahrem imamı” Adil Öksüz ile yoğun iletişim trafiği içerisinde olduğu ve örgütün gizli operasyonel hatlarını kullandığı tespit edildi. Ayrıca, Adil Öksüz’ün evinde bulunan ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen imzalı kitapta, pilotun eşine ait parmak izlerine ulaşılması, bağın derinliğini gözler önüne serdi.

“Ortadan Kaldırın” Talimatı İddiası

Dosyaya giren itirafçı beyanları ve ByLock yazışmaları, olayın bir kazadan ziyade örgütlü bir suikast planı olduğuna işaret ediyor. İtirafçı ifadelerine göre, Yazıcıoğlu’na örgütün yanında yer alması için yapılan teklif reddedilince, örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in doğrudan “ortadan kaldırın” talimatı verdiği iddia ediliyor. ByLock yazışmalarında ise olayın örgüt hiyerarşisi içinde “tereyağından kıl çeker gibi halledildiği” yönündeki ifadeler, şüpheleri güçlendiriyor.

Halen 29 şüphelinin yer aldığı ve birçoğunun cezaevinde bulunduğu dosyada, önümüzdeki günlerde savcılık tarafından yeni ifadelerin alınması bekleniyor. Türk siyasi tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak görülen bu olayda, adaletin tecelli etmesi için yürütülen süreç yakından takip ediliyor.