Ana Sayfa AKP AK Parti Üsküdar’da Seçimi Yargıya Taşıdı: Başkanvekilliği Oylamasında Neler Yaşandı?

AK Parti Üsküdar’da Seçimi Yargıya Taşıdı: Başkanvekilliği Oylamasında Neler Yaşandı?

16
0

Üsküdar Belediye Meclisi’nde Seçim Krizi

Üsküdar Belediyesi’nde yaşanan başkanvekilliği seçimi, hukuki bir sürece taşındı. Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın görevden uzaklaştırılması sonrası gerçekleştirilen oylamada, CHP’li meclis üyesi Sibel Tan Çetinkaya’nın seçilmesiyle sonuçlanan süreç, AK Parti kanadının itirazlarıyla gündeme oturdu. AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, Anadolu Adliyesi önünde yaptığı açıklamayla seçim sürecine yönelik ciddi iddialarda bulundu.

“Baskı, Tehdit ve Hukuki Belirsizlik”

Sarıcaoğlu, seçim sürecinde gizli oy ilkesinin ihlal edildiğini ve meclis üyelerine baskı yapıldığını savundu. Özellikle üçüncü turda bazı CHP’li meclis üyelerinin Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin’e oy vermesinin ardından verilen arayı eleştiren Sarıcaoğlu, bu sırada üyelerin tehdit edildiğini öne sürdü.

Seçimin seyriyle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Üçüncü tur ile dördüncü tur arasında yaşanan değişimin, verilen ara sırasında yaşanan tehdit, şantaj ve baskı iddialarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekliliği doğmuştur.”

Geçersiz Sayılan Oylar ve Divan’ın Tutumu

Dördüncü turda yaşanan oy pusulası tartışmalarına da değinen Sarıcaoğlu, ‘G’ harfinin 6’ya, ‘Z’ harfinin 2’ye benzetilmesi gibi gerekçelerle oyların geçersiz sayılmasını ‘hukuk garabeti’ olarak nitelendirdi. Divan Başkanı’nın oyların tasnifi sırasında yaşadığı karışıklığın, seçimin güvenilirliğine gölge düşürdüğünü belirten AK Parti heyeti, iki ayrı suç duyurusunda bulundu.

Hukuki Süreç Devam Edecek

Cumhur İttifakı Başkanvekili adayı Dündar Ziya Gültekin, süreci ‘tiyatro’ olarak tanımlarken, kararı yargıya bıraktıklarını belirtti. AK Parti tarafı, sadece suç duyurusu ile kalmayıp, idare mahkemesine başvurarak seçim işleminin ve meclis kararının iptali ile seçimin yenilenmesi talebinde bulunacaklarını duyurdu.

Üsküdar’daki bu yönetim krizi ve yargı süreci, yerel siyasetteki güç dengeleri ve meclis içi iradenin yansıması açısından yakından takip edilmeye devam edilecek.