24 Yılın Ardından: Türkiye Nereden Nereye Geldi?
2001 yılında ‘yolsuzluğu önleme, yasakları kaldırma ve ekonomik refah’ sloganlarıyla kurulan AKP, iktidardaki 24. yılını geride bıraktı. Ancak güncel ekonomik veriler ve toplumsal göstergeler, bu uzun iktidar döneminin hedeflenenin aksine bir tablo çizdiğini gözler önüne seriyor. Özellikle alım gücündeki erime, vatandaşın mutfağındaki yangını körükleyen en büyük unsur haline geldi.
Enflasyon ve Kurdaki Acı Gerçekler
2002 yılında devralınan ekonomi ile 2026 yılının ekonomik manzarası arasındaki makas oldukça açılmış durumda. İktidarın göreve başladığı 2002 sonunda yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) yüzde 29.7 seviyesindeyken, Temmuz 2026 itibarıyla bu oran yüzde 31.75’e yükseldi. Döviz kurlarındaki artış ise Türk lirasındaki değer kaybının boyutunu özetliyor: 2002’de 1.5 TL olan dolar, bugün 47.88 TL seviyelerine ulaşmış durumda.
Alım Gücü ve Emekçinin Durumu
Ekonomik verilerin en çok hissedildiği alan ise mutfak ve temel ihtiyaçlar oldu. 2002 yılında asgari ücretle 6.8 adet çeyrek altın alınabilirken, 2026 yılı itibarıyla asgari ücretin alım gücü 2.6 adede kadar geriledi. Gıda fiyatlarındaki fahiş artışlar, dana etinden tavuk etine kadar temel tüketim maddelerini orta ve alt gelir grubu için lüks haline getirdi.
Kurumsal Yozlaşma ve Uluslararası Endeksler
Sadece ekonomik rakamlar değil, ülkenin uluslararası itibarı da ciddi bir erozyona uğradı. 2013 yılında Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 53. sırada yer alan Türkiye, 2025 yılı verilerine göre 124. sıraya gerileyerek büyük bir irtifa kaybetti. Aynı şekilde Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde de 38 basamak gerileyerek 143 ülke arasında 118. sıraya düşmesi, ‘kurumsal bozulma’ tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.































