Alihan Kuriş Soruşturmasında Yeni Perde: Gizli Haberleşme ve Sahte Hatlar
Kamuoyunda Süleymancılar cemaatinin lideri olarak tanınan Alihan Kuriş’e yönelik yürütülen soruşturmada sular durulmuyor. Örgüt liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarıyla tutuklanan Kuriş’in, kolluk kuvvetlerinin takibinden kurtulmak için başvurduğu yöntemler soruşturma dosyasına girdi.
Savcılık ifadesinde aktif olarak cep telefonu kullanmadığını iddia eden Kuriş’in, aslında oldukça titiz bir ‘gizlilik’ stratejisi izlediği ortaya çıktı. Yapılan teknik incelemeler sonucunda, Kuriş’in kendi adına hiçbir hat kullanmadığı, bunun yerine bünyesinde hisseleri bulunan bir şirkette sigortalı olarak çalışan A.K. isimli şahsın adına kayıtlı hattı kullandığı belirlendi.
Glooper Uygulaması ile Şifreli İletişim
Soruşturmanın en dikkat çekici detaylarından biri ise örgüt içi haberleşme yöntemi oldu. Şüphelilerin, App Store veya Play Store gibi resmi uygulama mağazalarında bulunmayan ‘Glooper’ adlı özel bir yazılım üzerinden iletişim kurduğu tespit edildi. Dışarıdan erişime kapalı olan bu uygulamada üç kademeli doğrulama sistemi kullanıldığı, yurt yönetimi, idari ve mali tüm işlerin bu şifreli kanal üzerinden yürütüldüğü öğrenildi.
100 Milyar TL’lik Kara Para İddiası
İfadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden ve aylık kazancının 380 bin TL olduğunu savunan Alihan Kuriş, evinde bulunan nakit ve altınlar için ‘düğün hediyesi’ savunmasını yapmıştı. Ancak MASAK raporları bambaşka bir tabloyu gözler önüne seriyor. Soruşturma kapsamında 32 farklı şirket mercek altına alınırken, yaklaşık 100 milyar TL’nin çeşitli yöntemlerle yurt dışına transfer edildiği iddia ediliyor.
Adalet ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri, soruşturmanın doğrudan dini faaliyetlerle bir ilgisi olmadığını, meselenin tamamen mali suçlar ve ticari usulsüzlükler ekseninde şekillendiğini vurguluyor. Gelişmeler, Türkiye’nin son dönemdeki en büyük mali suç soruşturmalarından biri olarak kayıtlara geçmeye aday görünüyor.
































