Ana Sayfa İYİ Parti Turhan Çömez’den NATO Zirvesi Hazırlıklarına Sert Tepki: ‘Fakirliği Panolarla Örtüyorsunuz’

Turhan Çömez’den NATO Zirvesi Hazırlıklarına Sert Tepki: ‘Fakirliği Panolarla Örtüyorsunuz’

26
0

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesi yapılan şehir düzenlemelerine ve harcamalara sert çıktı.

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde şehirde yapılan hummalı hazırlıklar ve güvenlik önlemleri, İYİ Parti cephesinde tepkiyle karşılandı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, iktidarın zirve için ayrılan 12 milyar liralık bütçeyi ve yapılan görüntü düzenlemelerini eleştirerek, “Fakirliği panolarla örtmeye çalışıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

‘Melih Gökçek’in Hurdaları Trump’ın Uykusunu Kaçırmasın Diye…’

Çömez, özellikle eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek döneminde yapılan ve 801 milyon dolara mal olan Ankapark’ın etrafının panellerle kapatılmasına dikkat çekti. Çömez, “Gökçek’in 801 milyon dolarlık canavarları görünmesin diye Ankapark’ı kapattınız. Trump’ın rüyasına girer, uykusu kaçar diye korktunuz” şeklinde konuştu. Ayrıca ABD Büyükelçiliği önündeki estetik düzenlemeleri eleştiren Çömez, bu durumu “yalakalık” olarak nitelendirdi.

12 Milyarlık Bütçe ve Sefalet Vurgusu

Zirve için ayrılan 12 milyar liralık bütçenin israf olduğunu savunan Çömez, iktidarı mütevazılığa davet etti. İYİ Partili vekil, “Kore’deki NATO üslerinde tabldotta sıraya girip yemeğini yiyen yetkililer gördüm. Ne olur biraz mütevazı olsanız? Bu bütçeyi panoların arkasındaki sefaleti gizlemek için değil, o sefaleti ortadan kaldırmak için harcayın” dedi.

‘Bigudili Atlar Değil, Gecekonduyu Gösterin’

Ankara sokaklarında devriye gezen atlı polislere de tepki gösteren Çömez, “İngiliz Kraliyet Ailesi’ne mi özendiniz? Atların yelelerine akşam bigudi sarıyorsunuz. Rezilliklerinizi gizlemek yerine, ziyaretçileri o gecekondu mahallelerine götürün de gerçek Türkiye’yi, açlığı ve sefaleti görsünler” diyerek tepkisini dile getirdi. Çömez ayrıca kreşlerin kapatılmasını ve muhalif gazetecilerin zirve alanlarından uzaklaştırılmasını da “Pravda medyası kurma çabası” olarak değerlendirdi.