Erciyes Eteklerinde Başlayan Zorlu Mesai Sınırları Aşıyor
Şanlıurfa’dan yola çıkarak önce Ege’ye, ardından İç Anadolu’ya uzanan 160 kişilik mevsimlik işçi kafilesi, zorlu çadır şartlarında tonlarca lezzet üretiyor. Erciyes’in eteklerinde sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hummalı çalışma, dünya pazarına uzanan bir ihracat hikayesine dönüşüyor.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden gelerek Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine yerleşen mevsimlik işçiler, yaz aylarında başlayan domates kurutma mesaisini sonbaharda da büyük bir özveriyle sürdürüyor. Memleketlerinden domates kurutma işi için ayrılıp ilk olarak temmuz ayında İzmir’in Kınık ilçesinde yaklaşık 30 gün kalan 160 işçi, ağustos ayından itibaren aynı mesaiyi Kayseri’de devam ettiriyor.
Günde 150 Ton Domates Kesiliyor
Tarlalardan topladıkları domatesleri sergi alanına götüren işçiler; kesim, tuzlama ve kurutma aşamalarını büyük bir titizlikle gerçekleştiriyor. İşçilerin çavuşu Hasan Hançer, oldukça zahmetli bir iş yaptıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Saat 6.00’da kalkıyoruz, 19.00’a kadar yevmiye usulü çalışıyoruz. Hepimiz kazanıyoruz, onun için bu işi tercih ettik. Kuruttuğumuz domatesleri çuvallarla İzmir firmamıza gönderiyoruz, onlar da yurt dışına yolluyor.”
Erciyes bölgesinde yetiştirilip kurutulan domateslerin çok verimli olduğunu vurgulayan Hançer, bu sezon sadece kendi ekipleriyle 150 ton domates kestiklerini ve toplamda 8 bin ton rekolteye ulaştıklarını belirtti.
Çadırlarda Zorlu Yaşam ve Ekmek Mücadelesi
Akraba olan ailelerin birlikte yürüttüğü bu zorlu süreçte, kadınlar ise en büyük yükü omuzluyor. Ailesiyle birlikte Kayseri’ye gelen Tahsin Hançer, çadır şartlarının oldukça zor olduğunu ancak helal rızık için bu mücadeleyi verdiklerini ifade ederek, “Banyo ve tuvalet gibi imkanlarımız kısıtlı, evimizden uzaktayız ama bu işi severek yapıyoruz. En büyük zorluğu ise sabah tarlaya gelip, akşam çadıra dönerek yemek ve çamaşır işleriyle uğraşan kadınlarımız çekiyor” dedi.
Zor şartlar altında üretilen ve Türkiye’nin topraklarında yetişen bu eşsiz ürünler, işçilerin döktüğü alın teriyle dünya sofralarındaki yerini alıyor.































