Demokratlar Senato ve Temsilciler Meclisi’nde Çoğunluğu Kazandı
ABD’de 3 Kasım’da gerçekleştirilen kritik ara seçimlerde Demokrat Parti, Kongre’nin her iki kanadı olan Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirerek Cumhuriyetçilerden yönetimi devraldı. Başkan Donald Trump’ın görev süresinin kalan son iki yılında siyasi dengeleri alt üst eden bu sonuç, yasama süreçlerini zorlaştırırken yönetimi sıkı bir Kongre denetimiyle karşı karşıya bırakıyor.
Seçim öncesinde Cumhuriyetçilerin elinde bulunan Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki sandalyeler, hayat pahalılığı, dış politika endişeleri ve hükümet politikalarına yönelik tepkiler nedeniyle Demokratlara geçti. Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk için gereken 218 sandalye eşiğini aşan Demokratlar 220 sandalyeye ulaşırken, Senato’da da kritik galibiyetler elde etti.
Trump’ın Kalan İki Yılı Nasıl Geçecek?
Kongre’de çoğunluğun muhalefete geçmesi, Başkan Trump’ın görevden ayrılması anlamına gelmese de, yönetim üzerindeki denetim mekanizmalarını tamamen değiştirecek. Yeni dönemde her iki kanadın komisyonlarını yönetecek olan Demokratlar; hükümetin harcamaları, politikaları ve üst düzey atamaları hakkında kapsamlı soruşturmalar ve oturumlar düzenleyebilecek.
Öte yandan Trump, Kongre’den çıkabilecek muhalefet yasalarına karşı veto yetkisini korumaya devam ediyor. Seçim sonuçlarını değerlendiren Trump, yenilgiyi kişisel bir başarısızlık olarak görmediğini belirterek, “Oy pusulasında ben yoktum, olsaydım ezici farkla kazanırdık” ifadelerini kullandı.
Seçimde Tarihi İlkler Yaşandı
Kritik ara seçimler sadece güç dengelerini değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda ABD siyasi tarihinde birçok ilke de sahne oldu. Michigan’da Demokrat Abdul El-Sayed ABD Senatosu’na seçilen ilk Müslüman olurken, Georgia’da Keisha Lance Bottoms ülkenin ilk siyah kadın valisi unvanını kazandı. New Hampshire’da Chris Pappas Senato’ya seçilen ilk açık eşcinsel erkek, New Mexico’da ise eski İçişleri Bakanı Deb Haaland vali seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın oldu.

































