ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Rick Scott, Yunanistan ve Kıbrıs’a gerçekleştirdiği resmi ziyaretler sırasında Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ege’deki politikalarını hedef aldı. Scott, Ankara’nın müttefiklik ruhuna uygun hareket etmediğini öne sürdü.
Florida Senatörü ve ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler ile Dış İlişkiler komiteleri üyesi Rick Scott, Associated Press’e verdiği röportajda Türkiye’yi “zorba davranış” sergilemekle suçladı. Açıklamalarında Ege’deki hava sahası, deniz yetki alanları anlaşmazlıkları ve Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki askeri varlığına dikkat çeken Scott, şu ifadeleri kullandı:
“F-16’larla başka bir ülkenin üzerinde uçtuğunuzda NATO müttefiki gibi davranmış olmazsınız. Başka bir ülkenin topraklarının bir bölümünü kontrolünüz altında tuttuğunuzda da pek müttefik gibi davranmış olmazsınız. Türkiye’nin yaptığı da bu.”
Great Sea Interconnector (GSI) Projesi ve Gerilim
Scott’ın açıklamaları, Yunanistan ile Kıbrıs’ı deniz altından birbirine bağlaması ve ilerleyen süreçte İsrail’e uzatılması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantısı projesi nedeniyle Ankara ve Atina arasındaki gerilimin tırmandığı bir döneme denk geldi.
Proje kapsamında deniz tabanında yapılacak araştırmalar öncesinde Türkiye’nin onayı alınması gerektiği tezini savunan Ankara, kıta sahanlığındaki izinsiz faaliyetlere müsaade edilmeyeceğini vurgulamıştı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve dış politika yetkilileri, bölgedeki hak ve yetkilerden ödün verilmeyeceğini belirtirken; Yunanistan ise projenin kendi deniz yetki alanlarında gerçekleştiğini ve Türkiye’den izin alınmasına gerek olmadığını savunuyor.
ABD’den Projeye Destek Vurgusu
ABD’li Senatör Scott, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasındaki elektrik bağlantısı girişimini açıkça desteklediğini belirtti. Bu projenin ilgili ülkelerin yanı sıra ABD’nin de menfaatine olduğunu savunan Scott, Türkiye’nin projeye engel olmasını engellemek adına ellerinden gelen desteği sağlayacaklarını ifade etti.
Doğu Akdeniz’deki enerji hatları, kıta sahanlığı anlaşmazlıkları ve Kıbrıs meselesi, bölgesel ve uluslararası aktörlerin daimi gündem maddesi olmaya devam ediyor.
































