Ahbap Soruşturmasında Gözler Avukat Ece Güner’in İtiraflarında
Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 16 Temmuz’da tutuklanan avukat Ece Güner, cezaevinden gönderdiği çarpıcı mesajla kamuoyunun dikkatini üzerine çekti. 14 tutukludan biri olan Güner, Haluk Levent’in ikna kabiliyetine ve çevresindeki mağdur profiline dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
“En İyi Hikaye Anlatan Kişiydi”
Güner, mesajında Haluk Levent’i hedefine alarak, “Hiç Haluk Levent kadar iyi hikâye anlatan ve inandırıcı olan birine rastlamamıştım. Büyük dolandırıcıların ortak özelliği budur: en akıllı insanları bile inandırmak,” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.
Mağdurların Ortak Özellikleri: Travma ve Yalnızlık
Tutuklu avukat, süreçten maddi hiçbir kazanç elde etmediğini vurgularken, kendisi dahil dernekle yolu kesişen kişilerin ortak bir noktası olduğunu öne sürdü. Güner, bu kişilerin daha önce hayatlarında büyük travmalar (kanser, boşanma, kayıp vb.) yaşamış, duygusal olarak istismara açık ve çoğu yurt dışında yaşamış bireyler olduğunu belirtti. Kendi yaşadığı kanser süreci ve boşanma travmasının kendisini psikolojik olarak zorladığı bir dönemde, bu “iyilik meleği” imajına güvendiğini dile getirdi.
“Bir Kuruş Kar Etmedim”
Güner, hakkındaki suçlamaları reddederek süreci şu sözlerle özetledi: “Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim. Tam tersine 1 yıl kan kustum, stres yaşadım ve tekrar antidepresanlara başlamak zorunda kaldım. Sadece Haluk Levent’e güvendim.” Kendi geçmişindeki başarılarına ve hayırseverlik kimliğine vurgu yapan Güner, yaşadığı süreci “iyi niyetin hürriyet yoksunluğuna dönüşmesi” olarak tanımladı.
Soruşturma süreci derinleşirken, tarafların açıklamaları ve hukuki sürecin nasıl şekilleneceği yakından takip ediliyor.
































