Ana Sayfa AKP AKP’nin Tartışmalı İsimleri: Skandallarla Gündeme Gelen ve Haklarında İşlem Yapılmayan 3 Siyasetçi

AKP’nin Tartışmalı İsimleri: Skandallarla Gündeme Gelen ve Haklarında İşlem Yapılmayan 3 Siyasetçi

16
0

Türkiye siyasetinde son yıllarda yaşanan ekonomik kriz ve halkın geçim sıkıntısı derinleşirken, iktidar kanadından yükselen bazı isimlerin karıştığı iddialar kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor. AKP listelerinden milletvekili ve bakan seçilen, geçmişte kritik koltuklarda oturan bazı isimler; mal varlıkları, aile şirketleriyle yapılan ihale ve fon iddialarıyla yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti.

Ruhsar Pekcan ve Kendi Bakanlığından Satış Skandalı

2018-2021 yılları arasında Ticaret Bakanı olarak görev yapan Ruhsar Pekcan’ın dönemi, kendi bakanlığına kendi şirketinden dezenfektan satması olayıyla sarsılmıştı. Devlete fatura edilen milyonlarca liralık ürünün yanı sıra eşinin firmasına sağlanan hibeler de büyük tepki çekmişti. Olayın ortaya çıkmasının ardından Pekcan sadece görevden alınırken, konuyla ilgili yargı sürecinin işletilmemesi eleştiri konusu oldu.

Zehra Taşkesenlioğlu ve Rüşvet İddiaları

Milletvekilliği döneminde rüşvet iddiaları ve devasa servet iddialarıyla adından söz ettiren Zehra Taşkesenlioğlu da listedeki dikkat çeken isimlerden biri. Afrika’da madenleri olduğu, lüks yatı ve milyonlarca dolarlık serveti bulunduğu yönündeki iddialara rağmen, yüzlerce suç duyurusuna karşın hakkında adli bir işlem yapılmadığı, sadece siyasetten el çektirildiği biliniyor.

Fatma Betül Sayan Kaya ve Fon Vurgunu İddiaları

Son olarak Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin bir hisse yatırımı üzerinden elde ettiği öne sürülen milyarlık rakamlar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İddiaların ardından Kaya’nın parti içerisindeki görevlerinden istifa etmesi ve adının partinin resmi sitelerinden silinmesi dikkat çekerken, iddialara yönelik herhangi bir adli soruşturmanın açılmamış olması muhalefet partileri tarafından sert bir dille eleştiriliyor.

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu üç isim hakkında ortaya atılan ciddi iddialara rağmen adli makamların harekete geçmemesi ve şahısların ifadeye dahi çağrılmamış olması, adalet mekanizmasının işleyişine dair tartışmaları alevlendiriyor.