Kanada’nın petrol zengini eyaleti Alberta’da düzenlenen kritik referandumda seçmenler, ezici bir çoğunlukla ülkede kalmaktan yana oy kullandı. Yapılan oylamada seçmenlerin yaklaşık yüzde 75’i bağımsızlık sürecinin başlatılmasına karşı çıktı. Bu sonuç, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret savaşı ve ilhak tehditlerinin Kanadalıları ulusal bayrak etrafında kenetlediği bir döneme denk geldi.
Ottawa ve Yerel Yönetimden Birlik Mesajı
Sandıkların büyük kısmının açılmasıyla birlikte netleşen sonuçlar, Başbakan Mark Carney’nin ulusal birlik çabalarına önemli bir ivme kazandırdı. Carney, Albertalıların birlikten yana karar vermesinin Kanada için harika bir sonuç olduğunu vurgulayarak, federal-eyalet ilişkilerini güçlendirmek adına Alberta Başbakanı Danielle Smith ile görüştüğünü belirtti. Eyalet Başbakanı Smith ise yaptığı açıklamada, görevde olduğu sürece yeni bir ayrılık referandumu çağrısında bulunmayacağını ve anlaşmazlıkların Kanada’nın hukuki kurumları içinde çözüleceğini ifade etti.
Trump Faktörü ve Ayrılıkçıların Geleceği
Ayrılıkçı hareketin öncülerinden David Parker yenilgiyi kabul ederken, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirtti. Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’yı hedef alan ticaret politikaları ve ilhak söylemlerinin, federal hükümete mesafeli olan Alberta’da bile ulusal birlik duygusunu pekiştirdiğine dikkat çekiyor. Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine ev sahipliği yapan muhafazakâr kalep eyaletteki bu sonuç, küresel siyasi gerilimlerin iç politikadaki ayrılıkçı hareketleri nasıl zayıflatabileceğinin somut bir örneği olarak kayda geçti.





























