Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un Şüpheli Ölümünde Yeni Bulgular
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çekici ayrıntılar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik soruşturma kapsamında yeniden mercek altına alınan dosyada, savcılık artık ölümün gerçekleştiği kritik zaman dilimine odaklanmış durumda.
4 Saatlik Gecikme Neden Oldu?
Resmi kayıtlara ‘yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması’ olarak geçen ölüm vakasıyla ilgili savcılığın en büyük şüphesi, olay gününe dair yaşanan gecikme. Yapılan incelemelerde, Denizolgun’un cansız bedeninin bulunmasının ardından polise haber verilmeden önce yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ve özel doktoru Nurettin Demirkol’a ulaşıldığı tespit edildi.
İddialara göre, olay yerine gelen bu isimler, polise haber vermeden önce yaklaşık 4 saatlik bir gecikmeye imza attılar. Savcılık, bu 4 saatlik zaman diliminde neler yaşandığını ve kolluk kuvvetlerine haber verilmemesinin nedenini aydınlatmaya çalışıyor.
Fethi Kabir ve Adli Tıp Süreci
Olayın üzerindeki sis perdesini kaldırmak adına Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan süreçte, geçtiğimiz dönemde fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti. Adli Tıp Kurumu’na gönderilen numuneler üzerindeki incelemeler sürerken, çıkacak raporun davanın seyrini tamamen değiştirmesi bekleniyor.
Dosyadaki Çelişkili İfadeler
Soruşturma dosyasında yer alan şoför ve hizmetli ifadeleri ise olayın vahametini gözler önüne seriyor. 6 Eylül 2016’da odasına giren Denizolgun’un, ertesi gün öğle saatlerinde koltukta ölü bulunduğunu belirten tanıklar, eski bakanın üzerinde binici kıyafetleri olduğunu ve ağzında kurumuş kan izleri bulunduğunu öne sürmüştü. Savcılık, tüm bu çelişkileri ve 36 saat boyunca kendisinden haber alınamama durumunu tek tek mercek altına alıyor.































