Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs Raporu Tepkilerin Odağında
Avrupa Parlamentosu (AP) Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi (FEMM) tarafından hazırlanan ve Kıbrıs Barış Harekatı’nda Türk askerini hedef alan skandal rapor, 8 Temmuz tarihinde 575 oyla kabul edildi. Yunan parlamenter Eleonora Meleti öncülüğünde hazırlanan raporda, Türk askeri için “işgalci ve tacizci” gibi kabul edilemez ifadelerin kullanılması Türkiye’de büyük tepki topladı.
14 Aylık Süreçte İhmal Zinciri mi?
Raporun hazırlık aşamasının aslında 2025 yılının Mayıs ayına kadar uzandığı ortaya çıktı. 23 Mayıs 2025’te AP’nin resmi sitesinde duyurulan “Kıbrıs ziyareti ve inceleme” kararı, raporun ayak seslerini açıkça belli ediyordu. Buna rağmen, AP bünyesindeki Türk temsilciler, AB Türkiye Karma Parlamento Komisyonu (KPK) üyeleri ve diplomatik misyonlarımızın süreç boyunca sessiz kalması, kamuoyunda “Neden harekete geçilmedi?” sorusunu gündeme getirdi.
Diplomasi ve Siyaset Hattında Sessizlik
Rapora karşı zamanında bir lobi faaliyeti yürütülmemesi ve karşı argümanların uluslararası platformlarda dile getirilmemesi eleştirilerin ana odağı oldu. Özellikle AKP’li Emrah Karayel başkanlığındaki 25 kişilik KPK heyeti ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki 18 Türk temsilcinin, 14 ay süren bu süreçte herhangi bir önleyici adım atmaması ciddi bir bürokratik zafiyet olarak nitelendiriliyor. Dışişleri Bakanlığı’nın ise raporun oylanmasından ancak bir gün sonra kınama mesajı yayınlaması, sürecin yönetilemediği eleştirilerini beraberinde getirdi.
Siyasetçiler Topu Birbirine Atıyor
Skandal raporun kabulü sonrası Türk siyaset kulislerinde ve bürokraside topun birbirine atıldığı gözlemleniyor. Türkiye’nin Kıbrıs politikasını uluslararası arenada zayıflatan bu gelişme, diplomatik temsilciliklerimizin ve parlamenter heyetlerimizin gelecekteki dış politika hamleleri konusunda daha proaktif olması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
































