İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’dan Fon Skandalı Açıklaması
Türkiye’nin haftalardır konuştuğu ve siyaset gündemini sarsan ‘fon krizi’ tartışmaları büyümeye devam ederken, iktidar kanadından dikkat çeken bir çıkış geldi. İçişleri Bakan Yardımcısı ve uzun yıllar AKP’de görev yapan Bülent Turan, fon skandalına karışan parti mensuplarına çok sert tepki gösterdi. Turan, bu kişilerin yargı veya idari süreci beklemeden kendi iradeleriyle partiden ve görevlerinden ayrılmaları gerektiğini vurguladı.
“Denizi Aşılıp Derede Boğulmayı Hazmedemiyoruz”
Skandalı AKP iktidarı için ‘büyük bir imtihan’ olarak nitelendiren Bülent Turan, yaşananların partiye ve millete büyük bir bedel ödettiğini ifade etti. Turan açıklamasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Üzgünüz, yorgunuz ama dahası kırgınız. Depremi, seli, darbeyi, birçok uluslararası operasyonu aşmış bir milletiz ama denizi aşıp derede boğulmayı hazmedemiyoruz. Cumhurbaşkanımıza yük olan, onun yükünü arttıran anlayışın bize nasıl bedel ödettiğini hepimiz biliyoruz. Yemeyeceğin kadar parayı kazanmak için bu hırsın izahı yok.”
“Hem Para Kazanayım Hem Devlette Olayım Olmaz”
Devlet kadrolarında ve parti yönetiminde bulunan isimlerin şahsi ihtiraslarına ve ticari faaliyetlerine karşı daha dikkatli olması gerektiğini belirten Turan, hem kamuda görev alıp hem de yüksek kazanç peşinde koşmanın kabul edilemez olduğunu dile getirdi:
“Bırak 3 kuruş az kazan ama topluma bu bedeli ödetme. Genel merkezdeysek, bakansak, vekilsek adımımıza dikkat etmek zorundayız. Çok seviyorsak parayı, bırak ilgili görevini bireysel olarak yap. Hangi mesleği yaparsan yap ama hem para kazanayım hem devlette olayım olmaz. Düşün yakamızdan.”
“Bekçinin Hiç mi Suçu Yok? Neşter Vurulmadan Adım Atılmalı”
Sadece doğrudan suçu işleyenlerin değil, sisteme göz yuman veya denetim görevini yerine getirmeyen mekanizmaların da sorgulanması gerektiğini belirten Turan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müdahalesine gerek kalmadan ilgili kişilerin sorumluluk alması çağrısında bulundu.
Turan sözlerini şöyle tamamladı:
“Derler ya, ‘Hırsızın hiç mi suçu yok?’ Var, hesap soralım. Ama kapıdaki bekçinin hiç mi görevi yok? Bu yanlışta katkısı olan kim varsa gereğini yapmak görevimiz olmalı. Ümit ediyorum gecikmeden adımlar atılmaya başlanacak. Cumhurbaşkanımızın neşteri keskindir ama arkadaş, neştere konu olmadan muhatapları gereğini yapmaz mı? Cumhurbaşkanımızı yormadan bu işin gereği olarak adım atılmalıdır.”



























