Ege Denizi’nde ‘Casus Belli’ Tartışması Yeniden Gündemde
Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki karasuları stratejisi, NATO Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarıyla bir kez daha odak noktası haline geldi. Yunanistan’ın kara sularını 6 milin üzerine çıkarma ihtimaline karşı Türkiye’nin 8 Haziran 1995 tarihinde TBMM’de aldığı ‘Casus Belli’ (Savaş Nedeni) kararı, bölgedeki dengelerin korunması açısından kritik bir öneme sahip olmaya devam ediyor.
12 Mil Neden Bir ‘Kabus’ Olarak Görülüyor?
Yunanistan’ın Ege’de karasularını 12 mile çıkarması durumunda, Ege Denizi’ndeki egemenlik alanı %43,68’den %72’ye çıkarken, Türkiye’nin karasuları sadece %7 seviyesinde kalıyor. Uzmanlar, böyle bir senaryonun Türk gemilerinin dünya denizlerine açılmasını engelleyeceği ve Türkiye’yi Ege’ye hapsedeceği konusunda uyarıyor.
Mavi Vatan doktrininin mimarı emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “TBMM’nin 31 yıl önce aldığı bu karar çok önemlidir. Casus Belli, Türkiye’nin nefes almasını sağlayan vazgeçilmez bir değerdir,” ifadelerini kullanarak kararın stratejik hayatiyetine vurgu yaptı.
Tarihi Mutabakat: Meclis’in Ortak İradesi
1995 yılında alınan bu tarihi karar, o dönemin siyasi partileri (CHP, DYP, RP, DSP, ANAP, BBP) arasında sağlanan geniş bir mutabakatın ürünü. Karar metninde; Abdullah Gül, Hüsamettin Özkan ve Turhan Tayan gibi isimlerin imzası bulunuyor. Karar, Türkiye’nin Ege’deki hayati menfaatlerini korumak adına hükümete her türlü yetkinin verilmesini öngörüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise diplomasi masasına işaret ederek, “Bu konuyu iki ülkenin vatandaşlarını meşgul etmeyelim, gelin oturalım, konuşalım, işi bitirelim” mesajını verdi. Türkiye, 31 yıldır Ege’deki statükoyu bozan adımlara karşı kararlı duruşunu korumayı sürdürüyor.






























