İBB davasının 101’inci gününde savunmasını sürdüren Ekrem İmamoğlu, yerel yönetim vizyonunu, güçlü devlet ve toplum anlayışını katılımcılarla paylaştı. Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada İmamoğlu, Türkiye’nin ortak bir gelecekte buluşması gerektiğinin altını çizdi.
Yerel yönetimlerin demokratik katılım, şeffaflık ve hesap verebilirliğine dikkat çeken İmamoğlu, “Üniter devlet anlayışımızı koruyarak; yetkiyi, kaynağı, sorumluluğu vatandaşa en yakın yerde etkinleştireceğiz. Şehirlerimizi rantın değil insanın ihtiyaçlarına göre kuracağız” dedi.
“Güçlü Devlet İthal Makam Araçlarıyla Olmaz”
Mevcut devlet yönetim anlayışını eleştiren İmamoğlu, lüks ve şatafata dayalı devlet imajını reddetti. İmamoğlu, “Güçlü devlet, yurt dışından ithal ettiğin tanesi 1 milyon dolarlık, 2 milyon dolarlık makam arabalarını arka arkaya dizip, çakarlarını yakarak olmaz. Bu duruma düştük ey halkım. Güçlü devlet tümüyle fakirleşmiş, yoksullaşmış bir ortamda Sümerbank’ı kurmaktır, Etibank’ı kurmaktır, şeker fabrikalarını kurmaktır 100 yıl önce” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Kendi İçinde Kavga Etmekten Yoruldu”
Toplumsal barışın önemine vurgu yapan İmamoğlu, korku siyasetine son verilmesi gerektiğini belirtti: “Türkiye kendi içinde kavga etmekten yoruldu, yeter ya! Milleti böle böle… Böyle çatık kaşlar, asık suratlar… 20 yıl, 25 yıl aynı koltuktan insanlara korkuyu, öfkeyi, şiddeti göstermekten millet bıktı. Gül yüz istiyor insan. Samimiyet istiyor, neşe istiyor, umut istiyor.”
“Türk’ün Kürt’ten, Kürt’ün Türk’ten Şüphe Etmediği Bir Türkiye”
Kardeşlik ve eşit yurttaşlık vurgusu yapan İmamoğlu, Türkler, Kürtler, Aleviler ve Sünniler arasında hiçbir önyargının bulunmadığı bir Türkiye hayal ettiğini söyledi. İmamoğlu, “Her Kürt, en az benim kadar vatanseverdir. Ben Van’da ne kadar eşit hissedersem, o da benim köyümde o kadar eşit hissedecek. Sünni’nin Alevi’ye, Alevi’nin Sünni’ye kuşkuyla bakmadığı bir Türkiye istiyoruz” dedi.
“Sofrayı Büyüteceksiniz Kardeşim”
Türkiye’nin yönetimine ilişkin “sofra” benzetmesi yapan İmamoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Sofrayı büyüteceksiniz kardeşim. Lokmayı adil bölüşeceksiniz. Ekmeği çok üreteceksiniz, adil bölüşeceksiniz. Ve bu ülkenin sofrasında kimse misafir değildir, bunu unutmayın. Herkes bu memleketin eşit ve onurlu bir parçasıdır.”





























