Ana Sayfa CHP Ekrem İmamoğlu’nun “Millet Şahidimdir” Kitabına Yönelik Yasak Kararına İtiraz Edildi

Ekrem İmamoğlu’nun “Millet Şahidimdir” Kitabına Yönelik Yasak Kararına İtiraz Edildi

17
0

Ekrem İmamoğlu’nun Savunma Metnini İçeren Kitaba Erişim Engelinin Kaldırılması Talep Edildi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargılama sürecindeki savunmalarını derlediği “Millet Şahidimdir” isimli kitabının toplatılması ve satışının yasaklanmasına yönelik mahkeme kararı, avukatları tarafından resmen itiraz edildi.

İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 27 Ağustos 2026 tarihinde aldığı “el koyma ve dağıtım yasağı” kararına karşı sunulan itiraz dilekçesinde, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve ifade özgürlüğünü kısıtladığı vurgulandı.

“Hangi İfade Suç Teşkil Ediyor?”

İtiraz dilekçesinde, mahkemenin kararının somut bir gerekçeye dayanmadığına dikkat çekildi. Avukatlar, kitabın hangi bölümünün veya cümlesinin kamu düzenini bozduğuna dair bir saptama yapılmadığını belirterek, “Hangi ifade, hangi bağlamda halkı kışkırtmaktadır? Kararda hiçbir somut ifade yer almamaktadır” ifadelerini kullandı.

Savunma Hakkına Müdahale Vurgusu

Avukatların dikkat çektiği bir diğer kritik nokta ise kitabın içeriğinin, İmamoğlu’nun 8 Temmuz 2026’da mahkemede yapmayı planladığı ancak engellendiği savunma metninden oluşmasıydı. Dilekçede, bu durumun sadece bir kitap yasaklama değil, aynı zamanda bir siyasetçinin mahkemedeki savunma hakkının kamuoyuna duyurulmasının engellenmesi anlamına geldiği savunuldu.

“Muhalefetin Sesi Kısılamaz”

Anayasa Mahkemesi’nin basın ve ifade özgürlüğüne dair önceki emsal kararlarına atıfta bulunan avukatlar, demokratik bir toplumda seçmenin muhalefetin görüşlerine erişim hakkının vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. Dilekçede şu çarpıcı ifadelere yer verildi: “Yalnızca iktidarın sesinin duyulduğu, muhalefetin cumhurbaşkanı adayının savunmasının yasaklandığı bir düzen demokratik olarak nitelendirilemez.”

İtiraz sürecinin nasıl sonuçlanacağı ve İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği’nin vereceği karar, siyasi gündemde ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda.