Türkiye’de Sürprizler Ülkesi ve Medya Üzerindeki Baskılar
Türkiye’nin adeta bir ‘sürprizler’ ülkesine dönüştüğünü belirten usta gazeteci Emin Çölaşan, sabahları uyanıldığında yeni bir krizle veya kararla karşılaşmanın sıradanlaştığını ifade etti. Son olarak muhalif bir televizyon kanalına kayyum atanmasını değerlendiren Çölaşan, bu hamlenin temel amacının tüm muhalif medyaya, gazetecilere ve yazarlara açık bir gözdağı vermek olduğunu vurguladı.
Kayyum Politikaları ve Türkiye Medyasının Durumu
Geçmişte Türk siyasi ve hukuki hayatında olmayan ‘kayyum’ kavramının artık kalıcı hale geldiğine dikkat çeken Çölaşan, iktidarın muhalif sesleri susturmak veya kontrol altına almak için bu yöntemi sistematik olarak kullandığını belirtti. Kanalın kapatılmasa bile yayınlarının işlevsiz hale getirildiğini söyleyen yazar, bu tür hamlelerin tüm basın camiasında korku iklimi yaratmayı amaçladığını dile getirdi.
Sözcü medyası ve çalışanlarının durumu hakkında da konuşan Çölaşan, patron Burak Akbay’ın sadece gazetecilik yaptığını, devlet ihaleleriyle veya farklı ilişkilerle işinin olmadığını vurgulayarak, ‘Biz bu durumda olmanın rahatlığını yaşıyoruz ama burası Türkiye abicim! Burada olmaz olmaz demeyeceksin, bir anda her şey olabilir’ ifadelerini kullandı.
Korku İklimi ve Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Yazısında son dönemde gazetecilere yönelik tutuklamalara, sosyal medya paylaşımları üzerinden yapılan gözaltılara ve yargı süreçlerine de değinen Çölaşan, yaşanan baskı rejiminin geçmişteki sıkıyönetim dönemlerini bile geride bıraktığını ifade etti. İktidarın amacının insanları sürekli bir kaygı ve korku içinde tutmak olduğunu belirten deneyimli gazeteci, gelişmelerin yakından takip edilmeye devam edileceğini kaydetti.





























