Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun Dosyasında Yeni Gelişme
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un yıllar önce gerçekleşen ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma, yeni bilirkişi raporuyla bambaşka bir boyuta taşındı. “Süleymancılar” cemaati lideri Alihan Kuriş ve yakın çevresine yönelik devam eden soruşturma kapsamında, Denizolgun’un ölümündeki şüpheli noktalar bilimsel verilerle mercek altına alındı.
Bilirkişi Raporundan Çarpıcı İddia: “Boğulma İhtimali Dışlanamaz”
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporu, dikkat çekici bulguları ortaya koydu. 2016 yılındaki otopsi kayıtları, fethi kabir süreci ve kriminal incelemeleri değerlendiren uzmanlar, Denizolgun’un göğüs bölgesindeki morlukların, bir kişinin göğse diziyle basarak yastıkla nefessiz bırakma ihtimalini güçlendirdiğini ifade etti.
2016’daki Otopsiye Ağır Eleştiri: “Adli Tıbbi Eksiklik Var”
Raporda, 2016 yılında “doğal ölüm” olarak kayıtlara geçen otopsi raporunun objektif bulgulardan yoksun olduğu ve “adli tıbbi eksiklikler” içerdiği vurgulandı. Ayrıca Denizolgun’un dokularında arsenik, cıva ve kadmiyum gibi ağır metallere rastlandığı ancak seviyelerinin netleştirilmediği belirtildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bu bulgular ışığında “Adam öldürme” suçlamasıyla soruşturmayı derinleştiriyor.
4 Saatlik Gecikme ve “Resmi Belgede Sahtecilik” Soruşturması
Olay günü polise 4 saat geç haber verilmesi ve otopsi görüntülerinin önce “yok” denilip sonra “var” denilerek dosyaya sunulması, soruşturmanın en kritik noktalarından biri. Başsavcılık, gerçeğe aykırı rapor düzenleyen doktorlar ve ATK görevlileri hakkında “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla ayrı bir soruşturma başlattı. Fethi kabirden elde edilen yeni numuneler ve HTS kayıtları, eski bakanın ölümündeki sır perdesini aralamak için titizlikle inceleniyor.


































