2018-2025 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olarak görev yapan ve görev süresi boyunca sık sık muhalefete yönelik politikalar ve tartışmalarla anılan Prof. Dr. Fahrettin Altun’un, Vatikan Büyükelçisi olarak atandıktan sonraki değişimi dikkat çekiyor. Uzun yıllar iktidarın en kritik ve tartışmalı figürlerinden biri olan Altun, geçtiğimiz yıl temmuz ayında görevden alınmış ve mart ayında Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi olarak atanmıştı.
Dünyanın en küçük ülkesi olan Vatikan’da gözlerden uzak bir diplomasi yürüten Altun, Roma’daki Caritá Politica laik cemaat hareketinin etkinliğinde yaptığı konuşma ve yeni imajıyla gündeme geldi. Saçlarını uzattığı ve tarzında değişikliğe gittiği görülen eski İletişim Başkanı’nın, Türkiye’deki görev yıllarında katı ve kutuplaştırıcı olarak nitelendirilen üslubunun aksine oldukça ılımlı mesajlar vermesi dikkat çekti.
Etkinlikte yaptığı konuşmada diplomasinin ‘ötekinin’ varlığını tanımaktan geçtiğini belirten Altun, radikal kimlik siyasetine karşı olduğunu ifade etti. Altun, “Bir yandan çok güçlü, tek tipleştirici bir küresel kültürümüz var. Öte yandan, radikal kimlik siyasetinin farklı biçimlerine sahibiz. Ama üçüncü bir yola ihtiyacımız var: Tek tip olmadan topluluk olmak. Düşmanlık olmadan farklılıklar… Dışlama olmadan kimlikler…” diyerek barış ve diyalog vurgusu yaptı.
Papa 10. Pius’un sözlerini anımsatarak felsefe, etik ve dinin önemine değinen Altun, teknolojinin ve piyasaların insanlığın temel sorularına cevap veremeyeceğini belirterek, din ve diplomasinin dünyaya barış sunabileceğine inandığını dile getirdi. Altun’un bu yeni ve ılımlı diplomatik dili, siyaset kulislerinde ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.





























