Türkiye’de basın özgürlüğü ve medya sektörüne yönelik tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Sabah saatlerinde polis baskını düzenlenen Halk TV’ye kayyım atanırken, kanalın yayınları da durduruldu. Yaşanan bu gelişme, siyaset dünyasında ve medya camiasında şok etkisi yaratırken, muhalefet liderlerinden ve belediye başkanlarından çok sert tepkiler geldi.
Halk TV çalışanlarına meslektaşlarından ve siyasi isimlerden destek mesajları yağarken, konuyla ilgili ilk açıklamalardan biri Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi. Şafak vakti gerçekleştirilen operasyonu eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken… Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar. Çünkü aciz ve korkaklar!”
Mansur Yavaş’tan Basın Özgürlüğü Vurgusu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Halk TV’ye kayyum atanması kararını eleştiren isimler arasındaydı. Türkiye’nin uluslararası alandaki basın özgürlüğü karnesine dikkat çeken Yavaş, ülkenin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığını hatırlatarak, anayasanın "Basın hürdür, sansür edilemez" maddesine vurgu yaptı ve bu hamlenin halkın haber alma hakkına açık bir müdahale olduğunu belirtti.
Muhalefet Partilerinden Ortak Tepki: "Hakikat Kayyımla Yok Edilemez"
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Türkiye’de muhalif bir kanala yapılan baskının iktidarın geldiği tehlikeli noktayı gösterdiğini savunurken, TİP Genel Başkanı Erkan Baş da iktidarın eleştirel basını susturmaya çalıştığını ifade etti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise kararın, toplumun çoğulcu sesine vurulmuş ağır bir darbe olduğunun altını çizerek, "Hakikat kayyımla yok edilemez. Kararı derhal geri çekin, basına ve basın emekçilerine yönelik baskılara son verin," çağrısında bulundu.





























