İzmir’i sarsan Seferihisar merkezli 6,6 büyüklüğündeki depremin üzerinden altı yıl geçerken, bölgedeki fay hatlarına yönelik yürütülen kapsamlı araştırmaların sonuçları açıklandı. 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği felaketin ardından bilim insanları bölgedeki sismik kaynakları mercek altına aldı.
1999 Milat Oldu, Afet Bilinci Gelişti
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremin yıl dönümünde yaptığı değerlendirmelerde Türkiye için 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinin bir milat olduğunu hatırlattı. O tarihten bu yana toplumda afet bilincinin geliştirilmesi ve risk azaltma çalışmalarının ön plana çıktığını belirten Sözbilir, 2020 yılında İzmir’i vuran depremin 70 kilometre açıkta deniz altındaki Sisam Fayı’nda meydana geldiğini ve bunun tsunami tehlikesini de gözler önüne serdiğini vurguladı.
İzmir’i Tehdit Eden 5 Kritik Fay
Son beş yılda yapılan detaylı çalışmalarla İzmir içindeki tüm fayların geçmişinin çıkarıldığını belirten Prof. Dr. Sözbilir, deprem üretme potansiyeli yüksek olan ve kenti doğrudan tehdit eden 5 kritik fayı şu şekilde sıraladı:
- İzmir Fayı
- Tuzla Fayı
- Seferihisar Fayı
- Gülbahçe Fayı
- Bergama Fayı
İkinci Beş Yıllık Eylem Planı Başlıyor
2021 yılından bu yana İl Afet Risk Azaltma Planlarının (İRAP) ilk beş yıllık eylemlerinin uygulandığını ifade eden Sözbilir, ikinci beş yıllık eylem planının hazır olduğunu ve 2031’de tamamlanacağını belirtti. Ayrıca AFAD koordinatörlüğünde Dünya Bankası destekli ‘Dirençli İzmir’ projesinin başlatıldığına dikkat çekilerek, kentsel dönüşüm çalışmalarının ve yapı stoğu envanterinin önceliklendirildiği bildirildi.






























