Ana Sayfa AKP Keçiören Belediyesi’nde ‘Uyuşturucu Testi’ Krizi: Emniyet ve Savcılık Karşı Karşıya

Keçiören Belediyesi’nde ‘Uyuşturucu Testi’ Krizi: Emniyet ve Savcılık Karşı Karşıya

19
0

Keçiören Belediyesi’nde Tartışmalı Uygulama

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın, belediye personeline yönelik başlattığı ‘zorunlu uyuşturucu testi’ uygulaması, Ankara’da yargı ve emniyet birimleri arasında büyük bir krize dönüştü. Geçtiğimiz yıl AKP’ye katılan ve daha önce CHP ile yaşadığı polemiklerle gündeme gelen Özarslan’ın, anayasal hakları ihlal ettiği öne sürülen bu girişimi, sadece belediye koridorlarını değil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğü arasındaki ilişkiyi de gerdi.

Savcılık ve Emniyet Arasında ‘Adli İşlem’ Restleşmesi

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, belediyede yapılan testlerin sonuçlarının şeffaf paylaşılmaması ve bazı personellerin görevine son verilmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı devreye girdi. Başsavcılığın, İl Emniyet Müdürlüğü’nden konunun araştırılmasını talep etmesine karşın, Emniyetin ‘mevzuata aykırılık’ gerekçesiyle çekimser kalması sert bir yazışma trafiğine neden oldu. Başsavcılığın, emniyete gönderdiği yazıda talimatların yerine getirilmemesi durumunda ‘adli işlem’ başlatılacağını belirtmesi, bürokrasideki krizin boyutunu gözler önüne serdi.

Siyasi Tasfiye İddiaları: ‘Test’ Bir Bahane mi?

Süreçle ilgili en dikkat çekici iddia ise, testlerin asıl amacının uyuşturucuyla mücadele değil, belediye içerisindeki ‘muhalif’ isimlerin tasfiyesi olduğu yönünde. İddialara göre, test sonuçları şeffaf olmayan yöntemlerle işleme alınıyor; CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yakın olduğu iddia edilen veya yönetimle fikir ayrılığı yaşayan personeller, pozitif sonuç bahanesiyle işten çıkarılıyor. Buna karşılık, yönetime yakın olduğu öne sürülen ve testleri pozitif çıktığı iddia edilen bazı personellere ise dokunulmadığı savunuluyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün, hakkında suç şüphesi bulunmayan 129 belediye çalışanından örnek alınmasına yönelik savcılık talebi sonrası süreci nasıl yürüteceği merak konusu. Kamuoyu, bu uygulamanın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşıp bağdaşmadığını ve siyasi bir temizlik operasyonuna dönüşüp dönüşmediğini yakından takip ediyor.