Kızılay Taşınmazlarını Kendi Şirketine mi Devretti?
Türkiye’nin köklü kurumlarından Kızılay, deprem döneminde çadır satışı ile başlayan tartışmaların ardından yeni bir mülk devri skandalıyla gündeme geldi. Kızılay’ın, piyasa değeri yaklaşık 496.8 milyon TL olan 9 kritik taşınmazını kendi kurduğu bir şirkete yalnızca 109 milyon TL karşılığında devrettiği ortaya çıktı.
Muhalefet partileri bu devir işlemini sert bir dille eleştirerek duruma “mal kaçırma” tepkisini gösterdi. Konu, TBMM’de görüşülmekte olan Kızılay kanun teklifine ilişkin Meclis İçişleri Komisyonu Raporu ile resmen Meclis gündemine taşındı.
AKP’li Vekillerin Teklifine Muhalefet Şerhi
AKP’li milletvekillerinin hazırladığı kanun teklifine CHP, İYİ Parti, YENİYOL, DEM Parti ve Yeni Parti üyeleri muhalefet şerhi koydu. Hazırlanan şerhlerde, İçişleri Bakanlığı denetçilerinin tespit ettiği mülk satışları ve devirleri tüm detaylarıyla yer aldı.
Rapora göre; İstanbul (Maltepe, Kartal, Bakırköy, Fatih), Ankara, Konya, Kocaeli, Kayseri ve Tekirdağ’daki değerli gayrimenkuller, Kızılay tarafından kurulan “Kızılay Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş.” adlı şirkete aktarıldı. İçişleri Bakanlığı denetçilerinin ise bu şaibeli işlemler hakkında resmi soruşturma açılıp açılmadığını sorduğu öğrenildi.
Değerinin Çok Altına Satılan Mülkler Dikkat Çekiyor
2021 yılından bu yana gerçekleştirilen ve piyasa değerinin çok altında elden çıkarılan bazı dikkat çekici taşınmaz satışları şu şekilde sıralandı:
- İstanbul Maltepe: 80 milyon TL’lik taşınmaz, 23 milyon TL’ye satıldı.
- Ankara Çankaya: 41 milyon TL değerindeki Memnune Caner İş Merkezi, 7.5 milyon TL’ye devredildi.
- İstanbul Kartal: 72.2 milyon TL’lik hastane binası yalnızca 14 milyon TL bedelle el değiştirdi.
- Konya: 54.4 milyon TL değer biçilen hastane binası 12.5 milyon TL’ye satıldı.
- Kocaeli: 5 katlı bina 90 milyon TL yerine 9 milyon TL’ye şirkete aktarıldı.
- Tekirdağ Çorlu: 11.2 milyon TL değerindeki bina sadece 802 bin TL bedelle devredildi.
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu taşınmaz devirlerinin Meclis’teki görüşmelerde nasıl bir siyasi tartışmaya yol açacağı ve iddialara ilişkin nasıl bir adım atılacağı merakla bekleniyor.
































