Otomotiv Dünyasında Büyük Dönüşüm: Manuel Vitesler Tarih Oluyor
Otomobil dünyasında manuel vitesli araçlara yönelik tercih giderek azalırken, üreticiler de yeni modellerinde otomatik şanzımana daha fazla yer veriyor. Küresel çapta yapılan araştırmalar ve Türkiye pazarındaki son veriler, manuel vitesli sıfır otomobillerin hızla tarihe karıştığını gözler önüne seriyor.
İngiltere’de Manuel Vitesli Model Sayısı 10 Yılda Yüzde 66 Azaldı
İngiltere merkezli otomobil platformu CarGurus’un araştırması, bu değişimin boyutunu açıkça ortaya koydu. Araştırmaya göre, İngiltere’de en çok satan 30 üreticinin sunduğu manuel vitesli yeni otomobil modeli sayısı 2016’da 197 iken 2026’da 67’ye geriledi. Böylece manuel vites seçeneği bulunan model sayısında 10 yılda yüzde 66 düşüş yaşandı. Fiat ve Honda gibi büyük markalar da manuel vites seçeneğini ürün gamından tamamen çıkaran markalar arasına katıldı.
Türkiye’de Sıfır Otomobil Pazarında Otomatik Vites Hakimiyeti
Manuel vitesli araçlardaki düşüş Türkiye pazarında da dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2016’nın ilk yarısında yeni otomobil satışlarının yüzde 42,7’sini oluşturan manuel vitesli araçlar, 2026’nın ilk altı ayında yüzde 3,1’lik paya geriledi. 2026’nın ocak-haziran döneminde Türkiye’de sadece 13 bin 494 manuel vitesli otomobil satılırken, otomatik vitesli otomobillerin satış rakamı 426 bin 740 oldu. Böylece Türkiye’de otomatik vitesin pazar payı yüzde 96,9 gibi rekor bir seviyeye ulaştı.
Otomatik Vites Tercihi Neden Hızla Artıyor?
Sürücü alışkanlıkları ve otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmeler, bu dönüşümün en büyük tetikleyicileri arasında yer alıyor. Özellikle yoğun şehir içi trafiğinde debriyaj kullanma ve sık sık vites değiştirme zahmetinin ortadan kalkması, otomatik vitesli araçları sürücüler için vazgeçilmez kılıyor. Bununla birlikte SUV modellerin, hibrit ve tam elektrikli araçların pazardaki payının hızla artması, geleneksel manuel şanzıman sistemlerinin de sonunu hazırlıyor.
Uzmanlar, mevcut trendin bu şekilde devam etmesi durumunda manuel vitesli otomobillerin 2030 yılına doğru sıfır araç pazarından tamamen çekilebileceğini öngörüyor.































