İstanbul’da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada aralarında iş insanı, siyasetçi yakınları ve gazetecilerin de bulunduğu 15 kişi tutuklandı.
Soruşturma Nasıl Başladı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dev kara para aklama soruşturmasının, iki Alman vatandaşının yaptığı ihbar üzerine başladığı öğrenildi. Alman müştekiler, şirketler aracılığıyla 100 milyon euro değerindeki yasa dışı paranın yurt dışına çıkarıldığını ve 1 milyar euro tutarındaki bir fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılması vaadinde bulunulduğunu öne sürdü. İddialara göre, Alman vatandaşları ellerindeki belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e teslim ettikten sonra tehdit edildiklerini iddia ederek savcılığa başvurdu.
Kimler Gözaltına Alındı ve Tutuklandı?
Başsavcılığın talimatıyla başlatılan operasyonlarda; gazeteci Murat Ağırel, Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Operasyon sonucunda 15 şüpheli tutuklanırken, Ulusal Kriminal Büro’nun sahibi Uğur Kurtulan’ın da aralarında bulunduğu bazı isimler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Emir Sarıgül ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Mustafa Sarıgül’den İlk Açıklama
Olayın ardından açıklama yapan Mustafa Sarıgül, dosyada müşteki olarak yer alan kişilere herhangi bir kamu ihalesi veya kredi verilmediğini belirtti. Sürecin kendilerine yönelik bir dolandırıcılık ve şantaj girişimi olduğunu savunan Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:
“Olayda zarar gören tek taraf ben ve ailemdir. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslarla, ‘Türkiye’ye yatırım getirebilir miyiz?’ düşüncesiyle görüşülmüştür. Şahısların yatırım projelerinin uydurma ve dolandırmaya yönelik olduğunun anlaşılması üzerine temas kesilmiştir. Ortaya konulan belgeler sahtedir.”
Sarıgül, eski eşi ve oğlunun tutuklanmasının ardından yaptığı ikinci açıklamada ise hukuki mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ve yargıya güvendiklerini vurguladı.





























