Ana Sayfa Uncategorized Von der Leyen, Kanada için ortak üyelik modelini anlattı

Von der Leyen, Kanada için ortak üyelik modelini anlattı

1
0

Avrupa Birliği’nden Kanada İçin Yeni Yaklaşım: ‘Ortak Üyelik’ Modeli

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada için uzun süredir gündemde tuttuğu ‘ortak üyelik’ modelinin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Montreal’de gerçekleştirilecek AB-Kanada Zirvesi öncesinde C.D. Howe Enstitüsü’nde açıklamalarda bulunan von der Leyen, bu modelin Avrupa dışındaki en yakın stratejik ortaklara da kapı aralayacağını belirtti.

Kanada’nın coğrafi konumu nedeniyle tam üye olamayacağını vurgulayan von der Leyen, ilişkileri en üst seviyeye taşımak amacıyla bu formülü geliştirdiklerini ifade etti. Modelin temel mantığını özetleyen Komisyon Başkanı, ‘Fikrimiz basit; üyelik sürecini değil, üyelik olmadan ortaklığı değerlendiriyoruz. Ancak üyeliğin yerini ortak bir hedef ve vizyonla doldurabiliriz’ dedi.

Ortak Üyelik Modelinin Üç Temel Ayağı

Ursula von der Leyen, yeni nesil bu işbirliği modelinin uygulanabilmesi için üç temel unsura dikkat çekti:

  • Politikalarda Yakın Uyum: Yapay zeka, iklim krizi, enerji ve güvenlik başta olmak üzere geniş bir yelpazede ortak çalışmalar yürütülmesi.
  • Yönetişimde Yakın Uyum: Avrupa Komisyonu ile Kanada hükümeti, parlamentoları ve yargı organları arasında daha sıkı bir eş güdüm sağlanması.
  • Programlarda Ortaklık: Kanada’nın Erasmus ve Ufuk Avrupa gibi projelere katılımının derinleştirilmesi, araştırmacı ve gençlerin ortak projeler geliştirmesi.

Üye Ülkelerden Çatlak Sesler ve İtirazlar

Öte yandan, von der Leyen’in önerdiği ‘ortak üyelik’ formülü AB içinde de tartışmalara yol açtı. Almanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın da aralarında bulunduğu bazı üye ülkeler, Montreal Zirvesi’nin ortak bildirisinde bu ifadenin yer almasına mesafeli yaklaşıyor. Birçok ülkenin, konunun önceden kendileriyle yeterince istişare edilmediğinden yakındığı bilinirken, zirve taslağında ‘ortak üyelik’ yerine ‘daha yakın ortaklık’ ifadesine yönelindiği öne sürüldü.

Tüm itirazlara rağmen AB Komisyonu’nun bu çerçeveyi netleştirmek için üye devletlerle temaslarını ve çalışmalarını kar
arlılıkla sürdüreceği bildirildi.