Ana Sayfa Siyaset Yenidoğan Çetesi Davasında Korkunç Gerçek: Bebekler Kurtarılabilirdi!

Yenidoğan Çetesi Davasında Korkunç Gerçek: Bebekler Kurtarılabilirdi!

23
0

Adli Tıp Kurumu’ndan Çarpıcı Rapor: İhmaller Zinciri Ölümü Getirdi

İstanbul’da büyük infial yaratan ve bebeklerin özel hastanelere usulsüz sevk edilerek ölümlerine neden oldukları iddiasıyla 62 sanığın yargılandığı Yenidoğan Çetesi davasında yeni bir aşamaya geçildi. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporlar, dava dosyasına girdi.

“Uygun Tedavi Uygulansaydı Yaşama Şansları Yüksekti”

Raporda, incelenen 10 maktul bebek için yapılan tıbbi değerlendirmelerde, bebeklerin ölümleri ile uygulanan ihmalkar tedavi süreçleri arasında illiyet bağı olduğu net bir şekilde ifade edildi. Uzmanlar, bebeklerin zamanında doğru tanı ve tedaviye ulaşmaları halinde kurtulma ihtimallerinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı.

Özellikle Dr. Dursun Eryılmaz, Dr. İlker Gönen ve hemşire Çağla Durmuş’un tıbbi kurallara aykırı eylemlerinin, bebeklerin ölümündeki kritik faktörler olduğu belirtildi. Bebeklerin hastanede yoğun bakım sorumlusu doktorlar tarafından görülmeden, uzaktan talimatlarla yönetilmesi ve hayati değerlerin zamanında takip edilmemesi, “göz göre göre ölüme terk edildiler” yorumlarını beraberinde getirdi.

Uzm. Dr. Fırat Sarı’nın Sorumluluğu Tescillendi

Raporda, suç örgütünün elebaşı olduğu öne sürülen Uzm. Dr. Fırat Sarı’nın rolüne de dikkat çekildi. 112 sevk sisteminin baypas edilmesi, yoğun bakım şartlarının standartlara uygun olmaması ve sahte evrak düzenlenmesi gibi süreçlerin organizasyonunda Fırat Sarı’nın tıbben sorumlu olduğu vurgulandı.

Dava Süreci ve İstenen Cezalar

1399 sayfalık iddianamede, sanıklar hakkında yüzlerce yıla varan hapis cezaları talep ediliyor. Fırat Sarı ve İlker Gönen için 582 yıla kadar hapis cezası istenirken, davanın önemli isimlerinden İlker Gönen’in geçtiğimiz süreçte intihar etmesi dikkat çekmişti. Kamuoyu vicdanını derinden yaralayan bu davanın seyri, Türkiye’deki sağlık sisteminin denetimi açısından büyük önem taşıyor.