AKP’de Milliyetçi ve Muhafazakâr Seçmen Tedirginliği
İktidar kanadında gündeme gelen yeni çözüm süreci, parti içerisindeki dengeleri de değiştirmeye başladı. AKP kulislerinden yansıyan bilgilere göre, süreç özellikle milliyetçi ve muhafazakâr seçmen tabanında ciddi bir soru işareti yaratmış durumda. Parti kaynakları, sahada açık bir tepki olmasa da seçmenin durumu sessizce gözlemlediğini ve bu durumun sandıkta “pasif bir tepki” olarak yansıyabileceğini vurguluyor.
Kırmızı Çizgiler ve Güvence Mesajları
Parti yönetimi, tabandaki “taviz veriliyor” algısını kırmak için strateji değişikliğine hazırlanıyor. Bu doğrultuda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın PKK’nın silah bırakmasına yönelik sert açıklamaları ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un yeni anayasa tartışmalarında “kırmızı çizgileri” net bir şekilde hatırlatması, seçmene verilen bir güven mesajı olarak değerlendiriliyor. Uçum’un anayasanın ilk dört maddesi, laiklik ve üniter yapı vurgusu, iktidarın söylemindeki keskinleşmenin temelini oluşturuyor.
Seçim Sandığı ve DEM Parti Faktörü
AKP kurmayları, sürecin başlangıcında hedeflenen siyasi tablonun tam olarak oturmadığını kabul ediyor. Özellikle DEM Parti kanadından gelen bazı açıklamaların, iktidarın kendi tabanına süreci anlatmasını zorlaştırdığı belirtiliyor. Parti içerisindeki değerlendirmelere göre, sembolik adımlar seçmeni ikna etmeye yetmiyor; taban, terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasını talep ediyor.
Önümüzdeki süreçte AKP’nin; devletin temel nitelikleri, terörle mücadele ve üniter yapı konularında daha sert ve net bir söylem benimsemesi bekleniyor. Seçim takvimi yaklaştıkça, bu “sandık endişesinin” parti içi stratejilerde daha fazla belirleyici olacağı öngörülüyor.






























