Akademik Dünyada Şok Eden Gözaltı Süreci
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, geçtiğimiz dönemde Başkent’te düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde “silahlı örgüt üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alınmış ve tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilmişti. Yaklaşık 29 gün süren tutukluluk sürecinin ardından serbest bırakılan Memiş, yaşadığı şaşkınlığı ve hukuk mücadelesini Sözcü TV ekranlarında anlattı.
“Terör Örgütünün Adını Bile Duymamıştık”
Gözaltı sürecindeki usullere ve yöneltilen suçlamaların ağırlığına dikkat çeken Memiş, operasyon anındaki müdahaleleri eleştirdi. Kapıların kırılarak gerçekleştirilen gözaltı işlemlerine vurgu yapan akademisyen, kendisine ve çevresine isnat edilen terör örgütü suçlamasının hiçbir gerçeklik payı olmadığını savundu. Memiş, “Pek çok arkadaşımız o terör örgütünün adını bile duymamıştı. Neden tutuklandığımızı anlamaya çalışıyorduk,” ifadelerini kullandı.
“NATO Zirvesi ve Güvenlik Endişesi”
Tutukluluk süreciyle NATO Zirvesi arasında kurulan bağın kendisi için şaşırtıcı olduğunu belirten Doç. Dr. Emel Memiş, akademik bir kimliğe sahip birinin nasıl bir güvenlik tehdidi olarak görüldüğünü sorguladı. “NATO Zirvesi dendi, çok şaşırtıcıydı. NATO’ya ben nasıl bir tehdit olabilirim?” diyerek yaşadığı sürecin mantıksal zeminini eleştiren Memiş, ailesinden ve özellikle oğlundan ayrı kalmanın verdiği acıya dikkat çekti.
Hukuki Mücadele ve TEMA Vurgusu
Cezaevinde geçirdiği 29 günde yaptığı itiraz dilekçelerinin reddedilmesinin tüm umutlarını kırdığını belirten Memiş, içeride kurduğu bağlara da değindi. TEMA gönüllüleriyle aynı koğuşu paylaşmanın kendisi için bir dönüm noktası olduğunu ifade eden akademisyen, “Onlar sayesinde TEMA gönüllüsü oluyorum. İlk işim bu olacak,” dedi. Memiş son olarak, hala tahliye edilmeyi bekleyen öğrenciler ve meslektaşları için adalet çağrısında bulunarak, adil yargılanma hakkının önemine dikkat çekti.
































