Tarihi Başarıdan Hijyen Krizi ve İhmale: GATA’nın Çöküşü
1898 yılında kurulan ve savaş cerrahisi ile askeri tıp alanında Türkiye’nin dünya çapındaki gurur kaynağı olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA), bugünlerde derin bir tartışmanın merkezinde. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından alınan radikal kararlarla 26 ildeki 32 askeri hastaneyle birlikte kapatılan GATA, eski ihtişamından uzak, hijyen sorunlarıyla anılan bir kurum haline geldi.
Askeri Tıbbın Kalesi Nasıl Dönüştü?
Balkan Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na, terörle mücadeleden sınır ötesi operasyonlara kadar Mehmetçik’in yaralarını saran GATA, disiplini ve uzmanlığı ile biliniyordu. Ancak 15 Temmuz sonrası süreç, askeri tıp geleneğinde kırılmaya yol açtı. Sağlık Bakanlığı’na devredilen bu kurumlar, askeri disiplin ve harp cerrahisi uzmanlığından uzaklaşarak sivil bir yapıya büründü. Veriler, 2 bin 43 harp cerrahisi uzmanının zamanla meslekten koptuğunu veya özel sektöre geçtiğini, geriye kalan uzman sayısının ise 347’ye kadar gerilediğini gösteriyor.
Sosyal Medyada GATA İsyanı
Geçtiğimiz günlerde bir vatandaşın anneannesini tedavi için götürdüğü hastaneden paylaştığı görüntüler, kamuoyunda büyük tepki topladı. Sosyal medya üzerinden Sağlık Bakanlığı’na seslenen vatandaş, hastanedeki hijyen eksikliğine ve oluşan kirliliğe “Allah rızası için bu pisliğe bakın” sözleriyle dikkat çekti. Prof. Dr. Güner Sönmez ise bu görüntülere kayıtsız kalmayarak, “Eski bir GATA’lı olarak bu tabloya çok üzüldüm. GATA olduğu günlerde burası pırıl pırıl, saat gibi işleyen Türkiye’nin en iyi hastanelerinden biriydi” ifadelerini kullandı.
Yönetim Anlayışındaki Değişim
GATA’nın sadece fiziksel durumu değil, yönetim anlayışı da zaman zaman eleştirilerin odağında yer alıyor. Daha önce GATA başhekim yardımcısının çok eşlilik ve tek eşliliğe dair yaptığı açıklamalar, kurumun akademik ve etik çizgisinin değiştiği yönündeki iddiaları güçlendirmişti. Bir zamanlar Türkiye’nin tıbbi başarılarının vitrini olan GATA’nın, bugünkü haliyle geçmişteki uzmanlık ve düzeninden ne kadar uzaklaştığı ise düşündürücü bir soru işareti olarak kalmaya devam ediyor.


































