İtalyan enerji devi Eni ve Fransız ortaklığı TotalEnergies, Kıbrıs açıklarında yer alan Kronos doğal gaz sahasının geliştirilmesi amacıyla yaklaşık 1,8 milyar dolarlık devasa altyapı sözleşmelerine imza attı. Projenin, 2028 yılının ilk yarısında üretime başlaması ve çıkarılacak gazın Mısır üzerinden Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor.
Projenin Detayları ve Altyapı Planlaması
Lefkoşa’da imzalanan anlaşmalar kapsamında Eni, doğal gazın çıkarılması ve taşınması için gereken deniz altı altyapısının tasarımı, ekipman tedariki, inşası ve kurulumunu üstlenecek. Güney Kıbrıs yönetiminin ilan ettiği münhasır ekonomik bölgedeki (MEB) 6’ncı parselde bulunan Kronos sahasında, başlangıçta 3 trilyon fit küpün üzerinde doğal gaz bulunduğu tahmin ediliyor.
Faaliyetlerin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte günlük üretim miktarının 500 milyon standart fit küpe çıkması bekleniyor. Projede yer alacak uluslararası şirketler arasında Baker Hughes, TechnipFMC, McDermott, Saipem gibi sektörün önde gelen isimleri bulunuyor.
Doğal Gaz Mısır Üzerinden Avrupa’ya Taşınacak
Kronos sahasından çıkarılacak doğal gaz, deniz altından döşenecek boru hatlarıyla Mısır’a nakledilecek. Mısır açıklarındaki Zohr sahasıyla bağlantılı mevcut tesislerde işlenecek gaz, Damiatta’daki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminaline gönderilecek. Buradan sıvılaştırılarak gemilerle başta Avrupa olmak üzere uluslararası pazarlara ihraç edilmesi planlanıyor.
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, anlaşmaların ülkenin enerji geleceğine duyulan güveni simgelediğini ve jeopolitik açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı.
Kıbrıs Türk Tarafı ve Türkiye’den Tepki
Öte yandan, Kronos sahasına ilişkin bu hamle, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve doğal kaynakların kullanımı konusundaki anlaşmazlıkları yeniden alevlendirdi. Kuzey Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkının ada ve çevresindeki denizlerde ortak hak sahibi olduğunu hatırlatarak, tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerine sert tepki gösterdi. Türkiye de 6 numaralı parselin önemli bir kısmının kendi kıta sahanlığı sınırları içerisinde kaldığını savunuyor.

































