Ana Sayfa Siyaset Süleymancılar grubunda ‘Mehdi’ skandalı: Alihan Kuriş soruşturmasında şok detaylar

Süleymancılar grubunda ‘Mehdi’ skandalı: Alihan Kuriş soruşturmasında şok detaylar

10
0

Süleymancılar Grubunda Kritik Soruşturma

Türkiye’de uzun süredir tartışmaların odağında yer alan Süleymancılar cemaati hakkında yürütülen soruşturma, örgüt içi yapılanmaya dair dehşet verici detayları gün yüzüne çıkardı. 2016 yılında yönetimi devralan Alihan Kuriş’in, örgüt tabanında kendisine yönelik oluşturduğu algı ve kullandığı yöntemler, FETÖ yapılanmasını akıllara getirdi.

Kuriş’in ‘Mehdi’ İddiası ve Kimlik Değişimi

Savcılık dosyasına yansıyan bilgilere göre, Alihan Kuriş’in örgüt mensupları arasında kendisini ‘Mehdi’ olarak lanse ettiği belirlendi. Kuriş’in gerçek doğum tarihi olan 28 Temmuz 1982 yerine, Hicri takvime uygun sahte bir tarih olan 21 Kasım 1979 tarihini tabana kabul ettirdiği ortaya çıktı. Ayrıca, resmi kayıtlarda ‘Erhan Faruk’ olan ismini yıllar içinde aşamalı olarak değiştirerek ‘Alihan’ ismine dönüştürdüğü saptandı.

FETÖ Yöntemlerini Aratmayan Haberleşme Ağı

Örgüt içi güvenlik önlemleri, gizliliğin ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor. WhatsApp ve sosyal medya kullanımının yasak olduğu grupta, haberleşmenin FETÖ’nün kullandığı ByLock sistemine benzer, özel olarak tasarlanmış şifreli bir uygulama üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. “İnkâr cihattır” talimatıyla hareket eden örgütün, iller arası emir iletimini ‘Ulaklar’ aracılığıyla yaptığı ve yurtlarda resmi kayıt dışı ikili bir defter tutulduğu belirlendi.

Almanya’ya Taşınma Planı ve Milyarlık Bütçe

Devlet denetimlerinden kaçmak için farklı yöntemler geliştiren yapı, faaliyet merkezini Almanya’nın Köln şehrine taşıma hazırlığı yapıyor. 70 milyon euro maliyetle inşa edilen 17 bin metrekarelik tesisin, Avrupa’daki dini faaliyetlerin ana merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Kuriş’in, “kararlarını Peygamber Efendimiz ile görüşerek aldığı” yalanıyla tabanda mutlak itaat sağladığı ve bu sayede sorgulanmaz bir otorite kurduğu soruşturma dosyasında yer alıyor.

Soruşturma, Türkiye’deki dini oluşumların finansal ve örgütsel yapılarının devlet tarafından denetiminin hayati önemini bir kez daha ortaya koymuş oldu.